Maceral türkçesi Maceral nedir
- Çürüntü.
- Jeoloji alanında kullanılır.
- Kömürlerin dokusunu yapan homojen, mikroskopik bileşenler.
Maceral ingilizcede ne demek, Maceral nerede nasıl kullanılır?
Macerate : Sıvıda ıslatarak yumuşatmak. Sindirilecek hale getirmek. Zayıflatmak. Suda bırakarak yumuşatmak. Islatarak yumuşatmak. Maserat. Sıvıda yumuşatmak. Yumuşatmak.
Macerated : Islatarak yumuşatılmış. Islatarak yumuşatmak.
Macerates : Maserat. Islatarak yumuşatmak. Zayıflatmak. Suda bırakarak yumuşatmak. Yumuşatmak. Sindirilecek hale getirmek. Sıvıda ıslatarak yumuşatmak.
Macerating : Yumuşatmak. Maserat. Suda bırakarak yumuşatmak. Zayıflatmak. Sindirilecek hale getirmek. Sıvıda ıslatarak yumuşatmak. Islatarak yumuşatmak.
Maceration : Makerasyon. Sindirime hazırlama. Sert bir cismin su içinde kalışı nedeniyle yumuşaması. dölüt maserasyonu. Zayıflama. Yumuşama. Kemikten ayırmadan önce değişik solüsyonlar içerisinde bekletilerek dokunun yumuşatılması işlemi. Islanıp yumuşama. Islatarak yumuşatma. Maserasyon.
Grimacer : Suratını ekşiten kimse. Yüzünü buruşturan kimse. Yüzünü tuhaf şekillere sokan kimse.
Grimacers : Yüzünü buruşturan kimse. Yüzünü tuhaf şekillere sokan kimse. Suratını ekşiten kimse.
Macer : Gürzcü.
Maceration juice : Maserasyon şerbeti.
Fetal maceration : Dölüt maserasyonu. Döl yatağı enfeksiyonuna bağlı olarak dölütün ölüm sonrası aşırı derecede yumuşayarak yumuşak dokularının erimesi, fetal maserasyon, maserasyon. Fetal maserasyon.
İngilizce Maceral Türkçe anlamı, Maceral eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Maceral ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Agricultural geology : Tarım yerbilimi. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarımsal jeoloji.
Vernix : Ceninin derisini kaplayan yağlı madde. Verniks kazeoza.
Filling : Doyurucu. Dolum. Sığ bir göl ya da körfezin, dışgüçlerin taşıdığı özdeklerle dolup kara durumuna gelmesi. İlk dolum. Dolma. Dolgu (diş). İlk doldurma. Dolgu. Doldurma.
Chemical : Şimik. Kemikal. Kimya. Kimyasal madde. Kimyasal atık. Kimya bilimiyle ilgili olan. Kimyevi. Kimyasal. Kimyasal (madde).
Floccule : Yün perçemi. Saç püskülü. Küçük topak. Topak. Yumak.
Impregnation : Çektirme. Dölleme. Bir katıyı, istenen özelliği olan bir sıvıyla doyurma. Emprenye etme. Tohumlama. Hamile bırakma. Süngerimsi özdekleri yapışkan bir sıvı ile doyurma. İçirme. Fizik, kimya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Filizli çözüntülerden gelen sıvı ve gazların, çökeldikleri çatlakların çevresindeki yan kayacı da etkileyerek oradaki boşluklarda ya da orada bulunan minerallerin yerinde, yeni kristalleşmeler yapmaları.
Staple : Lif. Hammadde. Agraf. Başlıca mahsül. Zımba. Telle zımbalamak. Tel. Liflerine göre ayırmak. Tel ile tutturmak.
Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.
Abradant : Aşındırma özelliğine sahip bir malzeme ile alakalı. Sürtünmeye yol açan bir madde ile ilgili. Aşındırıcı. Aşındırma özelliğine sahip.
Packing material : Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Paket muhteviyatı. Salmastra malzemesi. Evreler arasındaki değme yüzeyini artırmak amacıyla damıtma ve soğurma kulelerinin içine doldurulan cam, porselen gibi eylemsiz gereç. Dolgu malzemesi. Sızdırmazlık malzemesi. Dolgu gereci.
Maceral synonyms : abrasive material, adhesive agent, adhesive material, colouring material, sorbent material, hazmat, detergent builder, plant material, particulate matter, vernix caseosa, floc, plant substance, speck, copy, fill, paper, substance, particulate, mineral, alkali rocks, ground, diamagnet, raw material, foam, packing, color, sealing material, builder, thickener, algonkian, waste, waste product, detritus.
Maceral zıt anlamlı kelimeler, Maceral kelime anlamı
Insulator : Bir cismi yalıtkan yapan veya yalıtan herhangi bir madde. Fincan. Kalorifer. Yalıtım işçisi. Yalıtaç. Elektrik akımını, ısıyı iletmeyen ya da çok az ileten özdek. İzolatör. Yalıtkan. Yalıtkan madde.
Conductor : Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. İletken. Konduktor. Bir filmin müziklendirilmesinde ya da bir televizyon dinletisinde orkestrayı yöneten kimse. Önder. Kılavuz. Isıl ya da kıvıl geçirgenliği olan (özdek, nesne vb.). İleten, nakleden, bağlayan. Orkestra şefi. Yol gösteren.
Maceral antonyms : natural object.

Bu kısımda Maceral kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Maceral ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Maceral anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Maceral ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.