Macerating türkçesi Macerating nedir

  • Zayıflatmak.
  • Maserat.
  • Suda bırakarak yumuşatmak.
  • Sıvıda ıslatarak yumuşatmak.
  • Yumuşatmak.
  • Islatarak yumuşatmak.
  • Sindirilecek hale getirmek.

Macerating ingilizcede ne demek, Macerating nerede nasıl kullanılır?

Maceration : Kemikten ayırmadan önce değişik solüsyonlar içerisinde bekletilerek dokunun yumuşatılması işlemi. Sert bir cismin su içinde kalışı nedeniyle yumuşaması. dölüt maserasyonu. Sindirime hazırlama. Maserasyon. Islatarak yumuşatma. Zayıflama. Makerasyon. Yumuşama. Islanıp yumuşama.

Maceration juice : Maserasyon şerbeti.

Fetal maceration : Fetal maserasyon. Dölüt maserasyonu. Döl yatağı enfeksiyonuna bağlı olarak dölütün ölüm sonrası aşırı derecede yumuşayarak yumuşak dokularının erimesi, fetal maserasyon, maserasyon.

Heamoglobin maceration test : Hemoglobin maserasyon deneyi. Kasaplık hayvan karkaslarında, kesim sırasında kanın yeterli akıtılıp akıtılmadığını belirlemek için yapılan test.

Macerate : Sindirilecek hale getirmek. Suda bırakarak yumuşatmak. Islatarak yumuşatmak. Sıvıda yumuşatmak. Yumuşatmak. Zayıflatmak. Sıvıda ıslatarak yumuşatmak. Maserat.

Macerators : Islatarak yumuşatan makine. Öğütücü.

Macerator : Öğütücü. Islatarak yumuşatan makine.

Maceral : Çürüntü. Kömürlerin dokusunu yapan homojen, mikroskopik bileşenler.

 

Macerated : Islatarak yumuşatmak. Islatarak yumuşatılmış.

Macerates : Zayıflatmak. Yumuşatmak. Islatarak yumuşatmak. Sıvıda ıslatarak yumuşatmak. Suda bırakarak yumuşatmak. Maserat. Sindirilecek hale getirmek.

İngilizce Macerating Türkçe anlamı, Macerating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Macerating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emasculate : Bazı kısımları çıkararak veya sansür ederek bir yazıyı kuşa benzetmek. Kuvvetten kesilmiş. İğdiş edilmiş. İğdiş etmek. Fakirleştirmek (dil). Hadım edilmiş. Hadım etmek. Kuşa çevirmek. Hafifletmek. Bozmak.

Attenuate : Hafifleştirmek. Hafifletmek. Seyreltmek. Değerini düşürmek. Daraltmak. Söndürmek. Kısmak. Azaltmak. İnceltmek.

Macerated : Islatarak yumuşatılmış.

Analgetic : Ağrıya duyarsız. Analjezik.

Loosens : Gevşetmek. Çözülmek. Söktürmek. Bollanmak. Gevşemek. Açmak. Salıvermek. Açılmak. (toprağı) kabartmak.

Lenitive : Sakinleştirici. Lenitif. Dindirici şey. Biraz müshil. Yatıştırıcı. Dindirici. Yumuşatıcı.

Loosen : Açmak. Salıvermek. Çözülmek. Açılmak. (toprağı) kabartmak. Gevşetmek. Söktürmek. Bollanmak. Gevşemek.

Lenify : Yatıştırmak. Dostluğunu kazanmak. Gönlünü almak.

Mitigative : Yatıştırıcı.

Macerating synonyms : macerates, weakening, chasten, endamage, debilitates, debilitate, tempering, emasculates, ease up, deadens, deaden, emasculating, alleviative, damp down, macerate, anodyne, anneal, cutting edge, cripple, attenuates, mitigatory, dulcify, analgesic, alleviatory, attempered, cripples, attemper, chastens, emaciates, dulcified, disarm, loosened, palliative.

 

Macerating zıt anlamlı kelimeler, Macerating kelime anlamı

Intensifying : Yoğunlaştırmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yoğunlaşmak. Koyulaştırmak. İyi bir görüntü veremeyecek kadar zayıf olan bir filmin, kimyasal işlemlerle yoğunluğunun artırılması. Koyulaştırma. Şiddetlenmek. Şiddetlendirmek. Pekiştirmek. Kuvvetlendirmek.

Fatness : Şişmanlık. Yağlılık. Semizlik.