Macromere türkçesi Macromere nedir
- Telolesital yumurtaların segmentasyonunda morula safhasında meydana gelen blastomerlerden alt tarafta ve büyük olanları.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Makromer.
Macromere ingilizcede ne demek, Macromere nerede nasıl kullanılır?
Macromerus : Kurbağa gelişiminde animal yarımda dört adet büyük blastomer adı verilen hücrelerin oluşturduğu oluşum. Makromer.
Macromedia : Kaliforniya merkezli abd şirketi. Adobe sistemleri şirketi. Multimedya geliştirme ve yaratımı ve grafikler için yazılım üreticisi ve geliştiricisi. Makromedya.
Macrometeorology : Macrometeoroloji. Makrometeoroloji.
Macrometer : Makrometre.
Macromaker : Makroyapar.
Macromolecular : İri moleküle ilişkin.
Macromolecule : İri molekül. Proteinler, polisakkaritler ve diğer doğal ve sentetik polimerlerde olduğu gibi birkaç binden milyonlara uzanan molekül ağırlığına sahip çok büyük polimerik zincir yapısına sahip bir molekül. Dev molekül. Büyük molekül. Bir çoğuz özdeciği gibi çok büyük özdecik. İriözdecik. Çok sayıda monomer birimlerin veya yapı taşlarının bir araya gelmesiyle meydana gelen protein, nükleik asit, polisakkarit gibi biyopolimerler. Proteinler, polisakkaritler, nükleik asitier gibi molekül ağırlığı birkaç bin dalton'dan büyük organik moleküller. Özdecik ağırlığı binleri bulan çoğuz türü özdecik. Makromolekül.
Macro argument : Makro değiştirgeni. Makro bağımsız değişkeni.
Macro aggregates : Milli gelir muhasebe büyüklükleri ile enflasyon, işsizlik, büyüme oranı gibi ulusal ekonomiye ilişkin göstergeler. Makroiktisadi büyüklükler.
Macromania : Makromani.
İngilizce Macromere Türkçe anlamı, Macromere eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Macromere ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Borudişli. Yerdomuzu. Yer domuzu.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Macromerus : Kurbağa gelişiminde animal yarımda dört adet büyük blastomer adı verilen hücrelerin oluşturduğu oluşum.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Acacia : Akasya. Salkım ağacı. Arap zamkı. Akasya sakızı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Macromere synonyms : abiotic factor, a chromosome, a protein, abductor muscle, abiotic environment, a site, abacus bodies.

Bu kısımda Macromere kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Macromere ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Macromere anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Macromere ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.