Madreporic canal türkçesi Madreporic canal nedir
- Derisi dikenlilerde, su kanal sisteminin dışarı ile bağlantısını sağlayan ağzın kenarına doğru uzanan s biçiminde bir kanal. madrepor kanalı.
- Taş kanalı.
- Madrepor kanalı.
- Derisi dikenlilerde, su kanal sisteminin dışarıyla bağlantısını sağlayan ağzın kenarına doğru uzanan s biçiminde bir kanal, madrepor kanalı.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Madreporic canal ingilizcede ne demek, Madreporic canal nerede nasıl kullanılır?
Canal : Ocak oluğu. İçinden sıvı geçen yol. Suyolu. İçinden damar geçen yol. Yapay suyolu. Arna. Kanal. İçinden sinir geçen yol. Ark. Oyuk.
Alimentary canal : Beslenme borusu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hazım borusu. Sindirim kanalı. Sindirim ile görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp şeklindeki yapı. sindirim borusu. Sindirim işlevinin gerçekleştiği ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklar ve anüsle sonlanan yapı, kanalis alimentaryus. Sindirim tüpü. Yemek borusu. Sindirim aygıtı. Sindirim borusu.
Anal canal : Rektumun aniden darlaştığı yerden başlayan sindirim kanalının anüse açılan son bölgesi. Anal kanal.
Auditory canal : Kulakta içinden ses geçen geçit. Kulak yolu. İşitme kanalı.
Battle of guadalcanal : 1942 ve 1943 yıllarında batı pasifik'te bulunan guadalcanal adası'ndaki japon kuvvetlerine karşı gerçekleştirilmiş ikinci dünya savaşı amerikan saldırısı (amerikan kuvvetlerinin zaferiyle sonuçlandı). Guadalcanal muharebesi.
Birth canal : Doğum kanalı. Doğum sırasında yavrunun içinden geçmek zorunda olduğu uterus, serviks, vajina ve vulvadan oluşan genital kanal ve bunun dışındaki kemik çatı. kemik ve yumuşak doğum kanalı olmak üzere ikiye ayrılır. Yumuşak doğum kanalı. Doğum sırasında yavrunun içinden geçmek zorunda olduğu uterus, serviks, vajina ve vulvadan oluşan genital kanal.
İngilizce Madreporic canal Türkçe anlamı, Madreporic canal eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Madreporic canal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.
Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Madreporic canal synonyms : a site, aardvark, abductor muscle, a protein, acacia, stone canal, aardwolf.

Bu kısımda Madreporic canal kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Madreporic canal ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Madreporic canal anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Madreporic canal ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.