Magistracy türkçesi Magistracy nedir

  • Hakimlik.
  • Yargıçlar.
  • Hakimler.
  • Yüksek görevliler.
  • Yargıçlık.
  • Yüksek görev.
  • Yüksek dereceli memurluk.
  • Bir yargıcın nüfuz bölgesi.

Magistracy ingilizcede ne demek, Magistracy nerede nasıl kullanılır?

Magistracies : Yüksek görev. Yüksek dereceli memurluk. Yargıçlık. Hakimlik. Bir yargıcın nüfuz bölgesi. Yüksek görevliler. Yargıçlar. Hakimler.

Magistral : Özel ilaç. Reçeteye göre yapılan ilaç. Reçete ile hazırlanan. Kavrulmuş bakır piriti. Majistral. Özel.

Magistral drug : Hekimin, hastası için kullanmak amacıyla, kendine özgü veya yerleşmiş bir formülasyon biçiminde kendisinin hazırladığı veya eczacıdan hazırlamasını istediği ilaç çeşidi. Majistral ilaç.

Magistrate : Kazai bir görevi olan sivil memur. Hakimlik vasfına haiz olan. Sulh hakimi. Yargılama yetkisine sahip adliye memuru. Adliye yüksek memuru. Sulh yargıcı. Polis mahkemesi hakimi.

Magistrates : Adliye yüksek memuru. Sulh hakimi. Polis mahkemesi hakimi.

Magisterially : Hakim bir biçimde. Amirane bir şekilde.

Stipendiary magistrate : Maaşlı hakim. Sulh hakimi. Sulh hakimi yetkilerine sahip yargıç.

Magister : Efendi. Yüksek memur. Hükümdar. Şef. İdareci.

Magisters : Hükümdar. Yüksek memur. Şef. Efendi. İdareci.

Magisterial : Hakim. Amirane. Hakime ait. Tumturaklı. Hakimane. Buyurucu.

 

İngilizce Magistracy Türkçe anlamı, Magistracy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Magistracy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Judicature : Adliye. Yargılama hakkı.

Judiciary : Yargılama ile ilgili. Tüzel. Adli yargı. Adliye. Hukukçu sadece hakimler ve savcılar. Adli sistem. Adli. Hukuki.

Berth : Rıhtıma yanaşmak. Yatak yer vermek. Palamarla bağlamak. Yatak. Gemici ranzası. Demir yeri. Limana girmek. Açıklık. Yatacak yer bulmak. Görev.

Benches : Bank. Hakim kürsüsü. Kürsü. Baro. Sıra. Tezgah.

Billet : Pusula. Baraka. Çelik çubuk. Vazife. Konaklatmak. Yerleştirmek. Kışla. Konaklatmak (askeri terim). Konak yeri. Kütük.

Bench : Cimnastik sırası. Benç. Basamak. Baro. İş masası. Oturma sırası. Dersliklerde öğrencilerin ders dinlemek ve çalışmak üzere oturdukları yer. Hakim kürsüsü. Sıra. Bank.

Office : Dini tören. Ofis. Devlet dairesi. Ticarethane. Yazıhane. Makam. İma. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Vazife. Hizmet.

Post : Direk. İlan yapıştırmak. Vazifelendirmek. Posta ile göndermek. Sonra. Bilgi vermek. Makam. Sonraki. Posta. Bildirmek.

Judiciaries : Adliye. Yargılama ile ilgili. Hukuki. Adli sistem. Yargı gücü. Hukukçu sadece hakimler ve savcılar. Adli yargı. Hukuk adamı savcı ve yargıç. Adli.

Magistracy synonyms : magistrature, judgeship, situation, magistracies, position, justiceship, judgeships, judicatures, place, judges, spot.

Magistracy ingilizce tanımı, definition of Magistracy

Magistracy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The office or dignity of a magistrate.