Mainsheet türkçesi Mainsheet nedir

  • Mayistra yelkenini idare eden halat.
  • Mayistra yelkenini idare eden uskuta halatı.
  • Uskuta halatı.
  • Uskota halatı.

Mainsheet ingilizcede ne demek, Mainsheet nerede nasıl kullanılır?

Mains antenna : Şebeke anteni.

Mains fluctuations : Şebeke gerilim dalgalanması.

Mains frequency : Şebeke frekansı.

Mains switch : Şebeke kesicisi.

Mains unit : Şebeke unitesi. Şebeke ünitesi.

Service mains : Yaşam etkinliklerinin sonucu olarak ortaya çıkan sıvı ve atıklarla hertürlü pisliğin, insan sağlığına dokunca vermeyecek bir biçimde konutlardan ve öteki yapılardan toplanarak arıtma ve yoketme duralgalarına taşınmasını sağlayan dizge. Arkdüzen. Kanalizasyon sistemi.

Electrical mains : Elektrik döşemi. Bir tiyatronun tüm aydınlatılması ve sahne ışıklaması için gerekli biçimde döşenmiş elektrik kabloları ve aygıtlarını kapsayan bütün.

Mainsails : Mayistra yelkeni. Mayistra. Ana yelken.

Mainsprings : Esas sebep. Ana ateşleme yayı. Baş neden. Büyük zemberek. Baş etken. Asıl neden. Ana yay. Başlıca etken.

Mains : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zor. Deniz. Kent akımı. Ana boru. Ana kablo. Elektrik şebekesi. Kanalizasyon. Horoz dövüşü. Kuvvet.

İngilizce Mainsheet Türkçe anlamı, Mainsheet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mainsheet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Weather sheet : Yelken ipi.

Shroud : Korumaya almak. Kefenlemek. Gizlemek. Kefen. Tabut örtüsü. Örtmek. Kaplamak. Kefene sarmak. Örtülmek. Örtü.

Sheet : Tabaka. Çarşaf. Gazete. Sicim gibi yağmak. Saç tabakası. Yaprak. Örtmek. Kağıt yaprağı. Yatak çarşafı. Çarşaf örtmek.

Line : Satır. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı. Tenis, futbol, bilgisayar, bilişim, masa tenisi, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Oyun alanının sınırlarını belirten boyalı şerit. Sıra. Sıralamak. Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (genellikle kireçli su ile çizilir.). Düzdizim çizgisi. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. İçini kaplamak.

Tack : İri başlı küçük çivi. Yol. Geçici olarak tutturma. Çivi ya da raptiye ile tutturmak. Eklemek. Teyel. İlave etmek. Gidiş. Rüzgara karşı volta vurma. Yiyecek.

Ship : Yükleme yapmak. Tayfa olmak. Nakletmek. Gemiye bindirmek. Gemi. Nakliye yapmak. Gemiye binmek. Yerine takmak. Tayfa olarak almak. Göndermek.

Mainsheet synonyms : futtock shroud.

Mainsheet ingilizce tanımı, definition of Mainsheet

Mainsheet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the ropes by which the mainsail is hauled aft and trimmed.