Tack türkçesi Tack nedir

  • Geçici olarak tutturma.
  • Rüzgara karşı volta vurma.
  • Çivi ya da raptiye ile tutturmak.
  • Besin.
  • Teyellemek.
  • Ufak çivi.
  • Yol.
  • Faça etmek.
  • Gidiş.
  • Yöntem.
  • İri başlı küçük çivi.
  • Rota.
  • Oyulgalamak.
  • Eklemek.
  • İlave etmek.
  • Orsa etmek.
  • Tutturmak.
  • Kumaşı teyellemek.
  • Geminin rüzgara göre yaptığı yön değişikliği.
  • Raptiye.
  • Yiyecek.
  • Pünez.
  • Çatmak.
  • Çakmak.
  • Çivilemek.
  • Teyel.
  • Katmak.
  • Birleştirmek.

Tack ile ilgili cümleler

English: This TV show tackles issues of teenage pregnancy and homosexuality.
Turkish: Bu TV gösterisi genç gebelik ve eşcinsellik konuları ele almaktadır.

English: Could you tackle this?
Turkish: Bunu halleder misin?

English: Ali seems to be unwilling to tackle the problem.
Turkish: Ali sorunla ilgilenmek için isteksiz görünüyor.

English: I wish I had a tackle box as nice as yours.
Turkish: Keşke seninki kadar güzel bir takım kutum olsa.

English: Tom appears to be too tired to tackle that problem right now.
Turkish: Tom, şimdi o sorunu çözemeyecek kadar çok yorgun görünüyor.

Tack ingilizcede ne demek, Tack nerede nasıl kullanılır?

Tack about : Volta etmek.

Tack down : Çakmak. Çivilemek.

Tack hammer : Karfiçe çekici. Döşemeci çekici. Çekiç.

Tack mortgages : İpotekleri birleştirmek.

Tack on : İlave etmek. Eklemek. Bir şeyi bir çivi veya raptiyeyle bir yere tutuşturmak.

 

Tack rivet : Tutturma perçini. Geçici perçin.

Tin tack : Nalın çivisi. Kalaylı döşeme çivisi.

Tick tack man : İşaretle bahisleri bildiren adam (at yarışı).

Tailors tack : Bol teyel.

Tack together : Teyellemek. Tutturmak.

İngilizce Tack Türkçe anlamı, Tack eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tack ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gaits : Yürüme biçimi. Koşma tarzı. Demarş. Yürüme eylemi. Yürüyüş. Yürüyüş şekli.

Nutriments : Nutrıment. Gıda. Gıdalı. Yapı maddesi.

Accretes : Artmak. Birleşmek. Katılımlarla büyümek. Büyümek. Yapışmak.

Methodologies : Yöntem bilimi. Yöntembilim. Yöntembilimi. Yöntem bilim. Metodoloji.

Thumbtacking : Resim çivisi.

Bonding : Bağlar. Sahil duvarı. Birleştirme. Bağlama. Antrepoya koymak. Yapıştırmak. Yapısındaki eksiciklerle öğeciklerarası kimyasal bağı güçlendirme niteliğinde olan. Yapıştırma. Öğecikler arasında nicem yasalarına göre devinen eksiciklerin, durularına dayalı kimyasal kuvvetler oluşması.

Art : Hüner. Yaratıcılık. İnsanoğlunun iç ve dış dünyasının etkisinde kalarak oluşturduğu duyulara yönelik beğenisel ve güzelduyusal (estetik) yönleri, yararlı yönlerinden daha çok olan nesne ya da onun bir bölümü. bk. aygıt. krş. halk sanatı, büyü, din. Maharet. Sanat. Sanat ürünü. Ressamlık. Kurnazlık. Güzel sanatlar. Ustalık.

Luffed : Orsalamak. Larmo yakası. Orsa seyri. Orsasına seyretmek. Orsa yakası. Lermo yakası.

Conduct : Elektriği iletmek. Yürütmek. Yöneltmek. Sevk ve idare etmek. Davranış. Geçirmek. Yol göstermek. İdare etmek. Yönlendirmek.

 

Amalgamates : Firma. Bileştirmek. Cıva ile karıştırmak. Kaynaşmak. Katılmak. Karışma. Karıştırıp birleştirmek. Karışım. Karışmak.

Tack synonyms : wear round, mode, nutrition, casts, pushpins, pushpin, eats, attack, add up to, methodology, accrete, going, stick into, modalities, attach with, drawing pin, breads, haul up, knit, admixed, impinge on, routes, annex, thumbtack, annexes, ship route, stud, appends, gilling, carline, luff, attacks, drive in.

Tack zıt anlamlı kelimeler, Tack kelime anlamı

Unfasten : Açılmak. Çözülmek. Gevşemek. Koyuvermek. Gevşetmek. Açmak. Çözmek.

Detach : Çıkarmak. Koparmak. Sökmek. Kesip ayırmak. Kaldırmak. Ayrılmak. Çözmek. Ayırmak. Çıkmak.

Tack ingilizce tanımı, definition of Tack

Tack kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A stain. To change the direction of a vessel by shifting the position of the helm and sails. To fasten or attach. A tache. A small, short, sharp-pointed nail, usually having a broad, flat head. Also (as said of a vessel), to have her direction changed through the shifting of the helm and sails. [Bakınız: Tack].