Makaslanmak nedir, Makaslanmak ne demek

  • Makas almak işine konu olmak
  • Kesilmek.

"Makaslanmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bu film makaslanmış."
  • "Yanakları sert parmaklarla makaslanmış gibi parça parça kızarıp sararıyor." - R. N. Güntekin

Makaslanmak kısaca anlamı, tanımı:

Makas : Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni. Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Çalma, kırpma. Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Dirsek. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Birbirini kesen demir yolu kavşağı. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı.

 

Kesilmek : Sona ermek. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek. Tutulmak, kapatılmak. Çok beğenmek, çok hoşlanmak. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak. Dinmek. Son veya aralık verilmek. Kendini herhangi bir şey gibi göstermek. Yoksun kalmak. Kesme işi yapılmak. Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil. Sünnet olmak. Akmamak. Akım gelmez olmak. Gibi olmak, benzemek, dönmek. Makaslanmak. Durmak.

Konu : Üzerinde konuşulan şey, bahis. Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje.

Olmak : Gerçekleşmek veya yapılmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Sarhoş olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bulunmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Uymak, tam gelmek. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Yol açmak. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Sürdürmek, yürütmek. Yaklaşmak, gelip çatmak. Geçmek, tamamlanmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Yetişmek, olgunlaşmak. Herhangi bir durumda bulunmak.

Diğer dillerde Makaslanmak anlamı nedir?

İngilizce'de Makaslanmak ne demek? : to be cut, be scissored.