Make a sound türkçesi Make a sound nedir

  • Tınmak.
  • Ses çıkarmak.

Make a sound ile ilgili cümleler

English: Shh! Don't make a sound. We are playing hide-and-seek now. If you want to talk, go find somewhere else to hide.
Turkish: Şşş! Ses çıkartma. Şimdi saklambaç oynuyoruz. Konuşacaksan saklanacak başka bir yer bul.

English: Don't make a sound.
Turkish: Ses yapma.

English: Be quiet, please! Don't make a sound.
Turkish: Sessiz olun, lütfen! Ses yapmayın.

Make a sound ingilizcede ne demek, Make a sound nerede nasıl kullanılır?

Make : Yapmak. Olmak. Erişmek. Biçim. Hazırlamak. Meydana getirmek. Çeşit. Hesap etmek. Düzeltmek. Yapı.

A : Pek iyi. Atom ağırlığı. Belirli bir tür veya nitelikteki. Herhangi bir. Bir. La (müzik terimi). En iyi kaliteyi simgeleyen harf. En yüksek not. Amperin simgesi. Argonun simgesi.

Sound : Selen odası. Sağlıklı. Söylemek. Etki bırakmak. Öttürmek. Emin. Derine dalmak (balina). Yerinde. Oturaklı. Bir tiyatroda, işitsel etmenlerin üretildiği ve yayımlandığı selen aygıtlarıyla donatılmış yer.

Make a sound recording : Seslendirme eylemi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Seslendirmek.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a bolt : Kaçmak. Tüymek. Kirişi kırmak.

Make a beeline for : Dosdoğru ve çabucak gitmek. Kestirmeden gitmek. -e hemen gitmek. Dosdoğru bir yere gitmek. Doğruca gitmek.

 

Make a bet : İddiaya tutuşmak. Bahis oynamak. Bahis tutuşmak.

Make a big stink : Olay çıkarmak. Kıyameti koparmak.

Make a bed : Yatak yapmak.

İngilizce Make a sound Türkçe anlamı, Make a sound eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make a sound ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beeped : Sesle uyarmak. Sesli uyarı. Bip sesi. Düdük sesi. Korna çalmak. Düt. Bip. Uyarı sesi. Korna sesi.

Clicks : Çıt etmek. Çıtırdamak. Hoşlanmak. Sükse yapmak. Kapanıvermek. Jetonu düşmek (argo terim). Şansı olmak. Başarmak. Mandallamak.

Go off : Bitmek. Yemek çürümek. Patlamak. Ekşimek. İşlemez olmak. Durmak. İzin almadan gitmek. Çürümek. Çıkmak. Sönmek (ışıklar veya kalorifer).

Clattering : Takırdatmak. Tıkırdama. Takırdamak. Patırdama. Tıkırdayan. Gürültüyle yapmak.

Beeps : Düt. Korna sesi. Bip. Bip sesi. Sesle uyarmak. Düdük sesi. Sesli uyarı. Uyarı sesi. Korna çalmak.

Beep : Düdük sesi. Bip sesi. Sesli uyarı. Dütlemek. Korna sesi. Sesle uyarmak. Düt. Uyarı sesi.

Click : Kanı kaynamak. Şaklatmak. Hoşlanmak. Tıklamak. Başarılı olmak. Çıtırdamak. Başarmak. Uyuşmak. Anlaşılmak.

Let out : Vermek. Kiralama. Çıkmasına izin vermek. Bollaştırmak. Salmak. Salıvermek. Bırakmak. Gevşetmek (ip veya kablo). Azad etmek.

Clicked : Kapanıvermek. Hoşlanmak. Tıkırdatmak. Şapırdatmak. Şansı olmak. Tıkırdamak. Şaklatmak. Mandallamak. Uyuşmak. Başarmak.

Clattered : Gevezelik etmek. Takırdamak. Takırdatmak. Tıkırdamak. Tangırtmak. Çatırdatmak. Zıngırdamak. Şakırdamak. Gürültüyle yapmak.

Make a sound synonyms : clatters, noise, clatter, gone off, letting out.