Man in the street türkçesi Man in the street nedir

Man in the street ingilizcede ne demek, Man in the street nerede nasıl kullanılır?

Man : İnsan. Adam. Düşünme ve konuşma yetileri olan bilinçli, toplumsal canlı. Görev yapmak. Yeterince insan olmak. Adamla donatmak. Adam atamak. Erkek. Belirli bir iş için yeterince insan olmak. Adam yerleştirmek.

In : İçeriye. İçine. Gelmiş olan. Mevsimi gelmiş. İçeri doğru yönelen. Dahili. İçinde. İç. Olarak. Tutulan.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Street : Mahalle. Yerleşim yerlerinde ana yol. Sokak. Cadde. Adres. Borsa dışı. Yol.

Man in the moon : Ayın suratı. Aydede.

The man in the street : Sokaktaki sade vatandaş. Sokaktaki adam. Sokaktaki insan. Sıradan insan. Sıradan kimse. Sokaktaki vatandaş. Sıradan vatandaş. Sıradan bir kimse.

In the street : Caddede. Sokakta.

Hangs out in the street : Sokakta takılır. Zamanının çoğunu şehrin sokaklarını gezerek geçirir.

Man in charge of furniture : Sahne eşyasının korunmasından ve onarılmasından sorumlu olan görevli. Eşya sorumlusu.

 

İngilizce Man in the street Türkçe anlamı, Man in the street eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Man in the street ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Everyman : Halktan biri. Herhangi bir kimse. Sokaktaki sade vatandaş.

Countrywoman : Köylü kadın. Vatandaş (kadın). Hemşehri. Taşralı kadın.

Fellow citizen : Yurttaş. Hemşeri.

John doe : Kimliği belli olmayan. Kimliği meçhul. Filan anlamına gelen ad. Falanca kişi. Kimliği belirsiz erkek. Kimliği belirsiz kimse.

Denizen : İkamet eden kimse. Yerleşmiş yabancı sözcük. İkamet eden kişi. Ortama uyum sağlamış canlı. Oturma izni olan kimse. Bir yerin yerlisi veya orada yerleşik olan kimse. Oturma iznine sahip kimse. Sakin. Müdavim.

Fellow countrywoman : Memleketli. Hemşehri.

Citizen : Bir devletin bağımı altında bulunan kimse. Sakin. Hemşehri. Yurttaş. İkamet eden kimse. Uyruk. Sivil kimse. Hemşeri.

Fellow countrymen : Hemşehri. Yurttaş.

Joe blow : Sıradan insan. Sıradan kişi.

One of the guys : Herkes gibi. Bir grubun parçası.

Man in the street synonyms : common man, compatriots, countrymen, countrywomen, compatriot, denizens, member of the public, countryman, citizens, fellow countryman, the man in the street.