Street türkçesi Street nedir

Street ile ilgili cümleler

English: Ali cruised down Park Street in his new sports car.
Turkish: Ali yeni spor arabasıyla Park Caddesinde dolaştı.

English: Across the street there's a white house.
Turkish: Caddenin karşısında beyaz bir ev var.

English: Ali asked someone he met on the street how to get to the station.
Turkish: Ali yolda karşılaştığı birine istasyona nasıl gideceğini sordu.

English: Ali earned money by playing his guitar on street corners.
Turkish: Ali cadde köşelerinde gitarını çalarak para kazandı.

English: Ali and Mary walked up the street together.
Turkish: Ali ve Mary cadde boyunca birlikte yürüdü.

Street ingilizcede ne demek, Street nerede nasıl kullanılır?

Street address : Adres. Açık adres. Cadde adresi. Cadde.

Street alignement : Sokak çizgisi. Bir yol ile yapı adacıkları arasındaki yasal sınır. bk. önyüz çizgisi.

Street arab : Sokak çocuğu.

Street ballad : Sokak satıcılarının söylediği balad türü. bk. balad. krş. halk baladı. Sokak baladı.

Street car : Tramvay.

Street fighting : Sokak muharebesi. Sokak çatışması.

Street furniture : Yol ve caddelerde sürücü ve yayalara yardımcı olmak üzere bulunan çeşitli işaret ve düzenekler. Sokak mobilyası. Kent mobilyası. Sokak donanımı. Sokakları yararlı kılan ve işlevlerini gereği gibi yerine getirmelerini sağlayan, elektrik direkleri, gidiş gelişi düzenleyen ışıklı göstergeler, telefon kulübeleri, posta kutuları gezilik kanepeleri ve parmaklıkları, kapalı genbinit durakları, sokak lambaları, satıcı kulübeleri gibi, sokaklardaki durağan nesnelerin tümü.

 

Street lamp : Sokak lambası.

Street floor : Bir yapının, oturduğu yerbölüm düzeyinde bulunan katı. Yerkatı.

Street corner : Köşe başı. Sokak köşesi.

İngilizce Street Türkçe anlamı, Street eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Street ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Streets : Sokaklar.

High street : Ana cadde. Anacadde.

Barrio : Banliyö. Şehir varoşu (ispanyolca). Şehir. Varoş.

District : Bölgelere ayırmak. Kesim. Kaza. İdari olarak ayrı olan bölge veya alan. İlçe. Havali. Sancak. Bölge. Semt.

Pavement : Tretuvar. Döşeme. Kaldırım. Üst yapı. Trotuar. Yol döşemesi. Beton. Yol kaplaması. Asfalt. Bir yolun, sokağın kenarında yalnız yayaların geçmesine ayrılan, azıcık yükseltilmiş dar bölüm.

Device : Resim. Nişan. Makine. Aygıt. Aparat. İstence. Eğilim. Nisan. İstek. Cihaz.

Parishes : Papaz. Kaymakamlığa benzer idari bölge. Bir kilisenin sorumlu olduğu mahallede oturan sakinlerin tümü. Papazın dini bölgesi. Cemaat. Kendi kilisesi ve cemaati olan bölge. Kilise. Papaz idaresindeki mıntıka. Papaz idaresindeki bölge. Bir papazın ruhani bölgesi.

Conduit : Ark. Suyolu. Kanal. Oluk. Arna. Su yolu. Kablo borusu. Nakil boru hattı. Boru.

Districts : Bölge. Havali. Kaza. İlçe. Semt. Bucak.

 

Boulevard : Geniş cadde. Bulvar. Genyol. Kent içinde taşıtların ve yayaların gelip geçmesine ayrılmış, geniş ve ağaçlıklı anayol.

Street synonyms : local street, local road, hometowns, road, avenues, causeway, side street, cross street, highroad, back street, parish, one way street, alley, paving, street address, itineraries, mews, ward, cutting, carpet, thoroughfare, artery, rue, carline, gateway, carriageway, highroads, quarter, barrios, alleyway, the street, neighborhood, avenue.

Street zıt anlamlı kelimeler, Street kelime anlamı

Off street : Yol dışında. Sokak dışında. Yol dışı. Sokaklardan başka yerlerde.

Street antonyms : on street.

Street ingilizce tanımı, definition of Street

Street kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Originally, a paved way or road. A public highway. Now commonly, a thoroughfare in a city or village, bordered by dwellings or business houses.