Market place türkçesi Market place nedir

  • Pazar yeri.
  • Pazaryeri.
  • Pazar.
  • Çarşı.
  • Bir köyün, kasabanın ya da kentin özeğinde, ürünlerin getirilip satıldığı, haftanın bir ya da birkaç gününde ya da sürekli olarak kurulu ve açık bulundurulan alım satım yeri.
  • Pazar alanı.

Market place ingilizcede ne demek, Market place nerede nasıl kullanılır?

Market : Talep. Genel olarak alım ve satım işlemlerinin yapıldığı yer. Çarşı. Piyasaya sürmek. Piyasa. Pazarlamak. İstek. Alıcılarla satıcıların belirli bir günde bir araya gelerek alış veriş ettikleri yer. Alıcı ve satıcıların karşılaştığı her türlü ortam. Alışveriş yapmak.

Place : Statü. Yazdırmak. Makam. Mahal. İş. Hane. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Anımsamak. Sorumluluk.

Market access : Pazara erişim. Pazara girme. İhracatçılara pazar bulunması.

Market analysis : Pazar tahlili. Bir malın ne zaman, nerede, kimlere ve ne miktarda satılabileceğini belirlemek ve malın kalite veya fiyatında ortaya çıkabilecek değişmelere karşı alıcıların olası tepkilerini saptamak amacıyla yapılan her türlü inceleme ve araştırma. Pazar çözümlemesi. Piyasa araştırması. Piyasa analizi. Piyasa tahlili. Piyasa çözümlemesi. Pazar analizi.

Market analyst : Piyasa analizi yapan uzmanı. Piyasa analizcisi. Piyasa analisti. Piyasa analizi uzmanı. Piyasa analizi.

 

Market anarchism : Kapitalist anarşizm. Savunma, güvenlik, adalet ve para basma gibi kamu ile özdeşleşen hizmetlerin bile piyasa mekanizması içerisinde en ideal bir biçimde sağlanabileceğine inanan, devletsiz kapitalizmi savunan felsefi görüş.

İngilizce Market place Türkçe anlamı, Market place eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Market place ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shopping center : Alışveriş özeği. Belirli bir yerde etkinlik gösteren perakendeci işletmeler topluluğu. Alışveriş merkezi. Bir ailenin gereksinme duyduğu bellibaşlı malların özellikle tektencilikle satıldığı, genellikle kentlerin, özel araçlarla ulaşılabilecek uzak yerlerinde bulunan ve genel durgulukları olan alışveriş alanı.

Bazaar : Alıcı ve satıcıların fiziki olarak karşılaştıkları, dükkanların bulunduğu açık veya kapalı alışveriş yeri. İki üç yüzyıl önce yapılmış olup bugün de kullanılan, yalnız yayalara açık, üstü kapalı yolların iki yanına dizilmiş satışlıklardan oluşan kent kesimi. bk. bedesten. Kapalı çarşı. Yardım amacıyla düzenlenen satışlar. Kermes.

Fairs : Festival. Fuar. Panayır. Fuarlar. Lunapark (gezici).

Agoras : Toplantı yeri. Meclis. Agora. Açık alan. Toplanma yeri. Meydan.

Sunday : Yekşembe. Pazar günü. Zevk için yapılan. Pazarları yapılan. Bayramlık.

Bazar : Panayır. Açık hava satışı. Fuar. Dışarıda yapılan satış.

Agora : Meclis. Eski yunanistan'da pazar yeri. Meclis yeri. Açık alan. Toplantı yeri. Toplanma yeri. Meydan.

Bazars : Panayır. Fuar. Dışarıda yapılan satış. Açık hava satışı.

 

Downtowns : Şehir merkezinde. Şehrin merkezinde olan. Şehir merkezindeki. Çarşı tarafında. Kentin iş merkezi. Bir şehir veya kasabanın merkezi. Çarşıya. Çarşıda veya çarşıya. Şehrin merkezi.

Emporiums : Ticarethane. Ticaret merkezi. Çeşitli malların satıldığı ticaret merkezi. Ticaret yeri. Çeşitli malların satıldığı satış merkezi. Çeşitli malların satıldığı mağaza. Mağaza. Market. Dükkan.

Market place synonyms : arcade, down town, market, debouche, piazzas, marketplace, mart, bazaars, emporia, marting, piazza, agorae, shopping area, downtown, outlets, fair, marts, emporium, outlet, arcades.