Fairs türkçesi Fairs nedir

Fairs ile ilgili cümleler

English: A government suffers from civil affairs.
Turkish: Hükümet sivil ilişkilerden zarar görüyor.

English: According to a survey, three in five people today are indifferent to foreign affairs.
Turkish: Bir ankete göre, insanların beşte üçü uluslararası konulara ilgisiz.

English: Don't interfere in other people's affairs.
Turkish: Diğer insanların işlerine karışmayın.

English: Don't interfere in my affairs.
Turkish: Benim işlerime karışmayın.

English: Bob told Jane not to interfere in his personal affairs.
Turkish: Bob Jane'e onun kişisel işlerine karışmamasını söyledi.

Fairs ingilizcede ne demek, Fairs nerede nasıl kullanılır?

Affairs : Umur. Gidişat. İşler.

Affairs of honor : Namus meseleleri. Bir kimsenin itibarıyla ilgili meseleler.

Affairs of state : Devlet işleri. Kamu işleri. Hükümeti ilgilendiren konular.

Affairs of the heart : Gönül işleri. Gönül iğleri.

American israel public affairs committee : Amerikan israil kamu işleri komitesi. Aıpac. Birleşik devletler ile israil arasındaki siyasi ilişkileri güçlendirmek ve geliştirmek için çalışan amerikan örgüt.

As affairs stand : Şimdiki halde.

Economic and financial affairs council : Ab ekonomi ve maliye bakanları konseyi.

 

Domestic affairs : İç politika. İç meseleler. İç sorunlar. Aile meseleleri. Ev işleri. İç işleri.

Civil affairs : Sivil işler.

Current affairs : Cari işler. Güncel gelişmeler. Günlük işler.

İngilizce Fairs Türkçe anlamı, Fairs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fairs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mart : Alışveriş merkezi. Ticaret merkezi. Pazar.

Faired : Açık tenli. Dürüst. Kesmek. Sergi. Kermes. Adaletli. Adil. Yontmak.

Fiestas : Bayram. Yortu. Fiesta. Çoğunlukla latin ülkelerinde belirli aziz ve dini kişiliklerle bağlantılı resmi tatiller. Şenlik.

Expositions : Sunukluk. Arz ve beyan. Sergileme. Yorumlama. Beyan. İzah. Teşhir. Sergi. Serimleme.

Clean : Temiz. Parlatmak. Ruhsatlı. Budaksız. Lekesiz. Almak. Temizlenmek. Arı. Temizlemek. Yazısız.

World fair : Uluslararası fuar. 19'uncu yüzyılın yarısından beri gerçekleştirilen pek çok sergi için kullanılan genel terim. Büyük panayır. Dünya fuarı.

Pixy : Bkz.pixie. Peri.

Arcade : Atari salonu. Kemeraltı. Arkat. Sıra kemerler. Direkli geçit. Sırakemerler. Pasaj. Mimari kemer. Kemer altı.

Downtowns : Şehir merkezinde. Şehir merkezindeki. Bir şehir veya kasabanın merkezi. Çarşıda veya çarşıya. Çarşı tarafında. Çarşıya. Şehrin merkezi. Şehir merkezi. Kentin iş merkezi.

Fairy godmother : İyilik perisi. Masal perisi. İyilik meleği.

Fairs synonyms : spiritual being, antimonopoly, robin goodfellow, tooth fairy, oberson, morgan le fay, water spirit, kirmess, bazaar, bashers, sensible, fay, sprite, gnome, fair minded, elf, down town, impartial, water nymph, expo, kermis, fairness, basher, bazaars, gremlin, sporty, brownie, downtown, fun fair, sporting, fiesta, fest, just.

 

Fairs zıt anlamlı kelimeler, Fairs kelime anlamı

Unfairness : Haksızlık. İnsafsızlık. Adaletsizlik.

Inequity : İnsafsızlık. Adaletsizlik. Adil olmama. Haksızlık.

Partial : Bir tümün bir parçası ile ilgili. Taraflı. Toplam olmayan. Tikel. Kısmi. Kısmi, bütünün bir kısmı. Kısmen etkili. Bilgisayar, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sadece bir parça tarafından etkilenen. Bölümsel.

Fairs antonyms : unaffectedness, unfair, unreasonable.