Panayır nedir, Panayır ne demek

Panayır; kökeni rumca dilinden gelmektedir.

  • Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi niteliğini de taşıyan büyük pazar

"Panayır" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kasabada iş güç duruyor, cami meydanı dolduğu için panayır halkı sokakları tıkıyordu." - R. N. Güntekin

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi özelliği de taşıyan yerel nitelikteki pazar.

İngilizce'de Panayır ne demek? Panayır ingilizcesi nedir?:

fair

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Balıkesir şehri, Yağcılar nahiyesine bağlı bir yer.

Panayır hakkında bilgiler

[Bakınız: fuar]

Panayır kısaca anlamı, tanımı:

Panayır yeri : Panayırın kurulduğu alan. Çok kalabalık yer.

Panayırcı : Panayırda satış yapan kimse.

Panayırcılık : Panayırcının işi veya mesleği.

Zaman : Belirlenmiş olan an. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Çağ, mevsim. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

 

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir genelleme sonucunda elde edilen. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Yaşı daha az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Geri aşamada. Küçük abdest. Niceliği az olan. Değersiz, önemsiz.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Birim : Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir kümenin her elemanı.

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

Sergi : Yaygı, kilim. Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü. Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb. ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer. Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer.

 

Fuar : Belli zamanlarda, belli yerlerde ticari mal sergilemek amacıyla açılan büyük sergi.

Panayır sineması : Özellikle sinemanın ilk dönemlerinde, yerleşik sinemanın yaygınlaşmadığı sıralarda gezici sinemanın panayır panayır dolaşan çeşidi.

Panayır tiyatrosu : Panayırlarda, açık havada, genellikle açık saçık güldürüler oynayan tiyatro. Ülkemizde kukla ve gölge oyunları sunan tiyatrolar için de bu terim kullanılır. Panayırlarda, oraya gelenleri eğlendirmek üzere kurulan, kaba çizgili, bazen açık saçık güldürüler oynayan topluluk.

Diğer dillerde Panayır anlamı nedir?

İngilizce'de Panayır ne demek? : n. fair, market, kermess, kermis

Fransızca'da Panayır : foire [la], kermesse [la]

Almanca'da Panayır : n. Jahrmarkt

Rusça'da Panayır : n. ярмарка (F)