Maronite türkçesi Maronite nedir

Maronite ingilizcede ne demek, Maronite nerede nasıl kullanılır?

Coumarone : Kumaron.

Maroc locust : Fas çekirgesi. Yurdumuzda da görülen ve tarım bitkileri için çok zararlı sayılan çekirge çeşidi.

Maroccan cart whecl : Tekerlek'teki taklanın aynı, ancak bu kez, yüz ileriye dönükken biter. bk. tekerlek. Fas tekerleği.

Maroon : Bir kişiyi bir yerde. Bordo. Patlama etmeni. Kestanerengi. Kestane rengi. Sahnede patlama sesi veren düzen. Maron. Kestane. Issız adada bırakmak.

Maroon aras : Güney lübnan'da bir köy. Maroun al-ras.

Dicumarol : Dicoumarin. Dikumarin.

Maroons : Kestane. Maron. Kestanerengi. Issız adada bırakmak. Patlayıcı fişek. Kestane rengi. Bordo. Özellikle de bir adada tek başına bırakmak. Vişne çürüğü rengi. Bir kişiyi bir yerde.

Acid fumarole : 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Ekşit (asit) tüten. Asit fümarol. Asit tüten.

Cold fumarole : Soğuk tüten. 100° c den aşağı sıcaklıkta co2 li ya da co2 siz su buharı çıkaran tütenler. Soğuk fümarol.

Marooning : Issız adada bırakmak. Kestanerengi. Kestane. Kestane rengi. Bir kişiyi bir yerde. Maron. Özellikle de bir adada tek başına bırakmak. Mahsur kalmak. Issız bir adaya bırakmak. Vişne çürüğü rengi.

 

İngilizce Maronite Türkçe anlamı, Maronite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Maronite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Infuse : Demlendirmek. İçine dökmek. Telkin etmek. Demlemek. Doldurmak. İlham vermek. Demlenmek. Demlemek (çay). Aşılamak. Kafasına sokmak.

Retardation : Geciktiren şey. Yavaşlama. Geciktirici şey. Yavaşlatma. Gecikme. Erteleme. Geciktirme. Tehir. Engel.

Mental deficiency : Zeka eksikliği. Zihinsel yetersizlik. Zeka yetersizliği. Zeka geriliği. Zeka özrü. Geri zekalılık. Zihinsel özür.

Slowness : Ağırlık. Yavaşlık. Küntlük. Hafiflik. Hantallık. Durgunluk. Geri kalma (saat için). Kesatlık.

Backwardness : Gerilik. Yavaş öğrenme. Geri kalmışlık. Geç kavrama. Ekonomik açıdan gerilik. Geriye doğru olma.

Steep : Demlendirmek. İnanılmaz. Karmak. Abartılı. (keten) havuzlamak. Fahiş. Suya batırmak. Yalçın. Dik. Suda bırakmak.

Marinade : Marinat. Marinasyon teknolojisi sonucu elde edilen ürün. Et salamurası. Lezzet vermek ve yumuşatmak amacıyla et, balık, tavuk vb. yiyecekleri sirke, şarap, yağ ve çeşitli baharat karışımlarıyla terbiye etme işlemi, marinasyon, marine etme. Terbiye karışımı. Şarap turşusu. Marine etmek. Marinad. Yağlı salamurada bırakmak.

Mental retardation : Geri zekalılık. Zihinsel özür. Türlü nedenlerle zihnin görevini yapmada gösterdiği sürekli yavaşlama, duraklama ve gerileme durumu. Zeka geriliği. Zihin geriliği. Mental gerilik. Mental retardasyon.

Subnormality : Zeka geriliği. Subnormalite.

Maronite ingilizce tanımı, definition of Maronite

Maronite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of a body of nominal Christians, who speak the Arabic language, and reside on Mount Lebanon and in different parts of Syria. They take their name from one Maron of the 6th century.