Marrow türkçesi Marrow nedir

Marrow ile ilgili cümleler

English: Dr. Sagan suffered from a rare bone marrow disease called myelodysplasia.
Turkish: Dr. Sagan miyelodisplazi adlı ender bir kemik iliği hastalığından muzdaripti.

Marrow ingilizcede ne demek, Marrow nerede nasıl kullanılır?

Marrow bones : İlik kemiği.

Marrow pea : İri bezelye.

Marrow puncture : Kemik iliği ponksiyonu.

Marrow squash : Sakız kabağı. Sakızkabağı.

Marrow transplant : İlik nakli.

Marrowfat : İri bezelye. İri taneli bezelye.

Marrowbones : İliği çok olan kemik. İlikli kemik. İlik kemiği. İlik kemikleri.

Marrowing : Sakız kabağı. İlik. Öz. Moel. Kabak. Kabak sakız. (kemikte) ilik. Sakızkabağı. Kemik iliği.

Marrowed : İlikli.

Marrowless : Asılsız.

İngilizce Marrow Türkçe anlamı, Marrow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Marrow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Content : Bilgisayar, eğitim, gramer, sosyoloji alanlarında kullanılır. Hazır. Türetme veya birleştirme yolu ile kurulan bir kelimede, o kelimeyi oluşturan kök, ek gibi ögelerden her birinin yeni kelimeye getirdikleri anlam katkısı: ince/ince+lik, somur-/somur-t-/somur-t-kan; anla-/anla-t-/anla-t-ıl-a+bilmek; ayak+kabı, deve+dikeni hanım+eli vb. yukarıdaki kelimeleri oluşturan ögelerden her biri birer anlam yükü taşımaktadır. Memnun. İçerik. Razı. Memnun etmek. Hoşnut etmek. Doygun. Lehte oy kullananlar.

 

Bruskest : Kaba. Kısa. Tatsız. Sert.

Balder : Besbelli. Sade. Yavan. Yalın. Kabak kafalı. Yapraksız. Saçsız. Süssüz. Dazlak (argo terim).

Crux : Mesele. Temel özellik. Püf noktası. Haç, çapraz. Düğüm noktası. Sorunun merkezi. Çözülmesi zor durum. En önemli noktası. Kruks.

Squashing : Sıkışmak. Bastırmak. Susturmak. Balkabağı. Ezmek. Ezilmek. Bastırmak (isyan vb'ni). Pelte haline getirmek. Duvar tenisi. Meyve suyu.

Distillates : Damıtılmış sıvı. Damıtıklar.

Buttonhole : İliğe takılan çiçek. Düğme dikmek. Düğme deliği. Durdurup dinlemeye zorlamak. Lafa tutmak. Esir almak. Düğme iliği. Yakaya takılan çiçek. İlik açmak.

Bone marrow : Kemikiliği. Uzun kemiklerin ortalarında, kısa kemiklerin aralarında bulunan boşlukları dolduran, içindeki yağ oranına göre sarı ve kırmızı ilik olarak iki tipi bulunan, süngerimsi görünüşte bir bağ dokusu tipi. Kemiklerin orta kısmında bulunan ve kan hücreleri üreten yumuşak doku.

Bio : Diri. Yaşamla ve canlı şeylerle ilgili. Yaşam. Hayat. Canlı. Biyo. Biyografi. Öz (yunanca).

Marrow synonyms : yellow marrow, red marrow, red bone marrow, yellow bone marrow, summer squash, button hole, buttonholed, becket, distillate, brusk, zucchini, marrow squash, winter squash, distillation, myeloid, squashes, gourd, compendious, loop, pumpkins, contenting, medulla ossium, buttonholes, courgette, compendiums, cores, pumpkin, connective tissue, compact, vegetable marrow, bone, medulla, tasteless.

 

Marrow ingilizce tanımı, definition of Marrow

Marrow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To fill with, or as with, marrow or fat. To glut. The tissue which fills the cavities of most bones. The medulla. In the larger cavities it is commonly very fatty, but in the smaller cavities it is much less fatty, and red or reddish in color.