Mass balance türkçesi Mass balance nedir

  • Kütle balansı.
  • Kütlenin korunumu yasasına dayanarak bir açık dizgeye giren çıkan özdeklerin nicelikleri arasında kurulan denklik. (buna göre, bir dizge içinde kütle birikimi oluşmuyorsa giren özdeklerin toplam kütlesi çıkanların toplam kütlesine eşittir.).
  • Kütle denkliği.
  • Kütle dengesi.
  • Kimya alanında kullanılır.

Mass balance ingilizcede ne demek, Mass balance nerede nasıl kullanılır?

Mass : Bilgisayar, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Birikmek. Örgütlenmemiş, yaygın topluluk. Seri. Kudas. Bir cismi ivdirmek için uygulanan kuvvetle, bu kuvvetin oluşturduğu ivme arasındaki değişmez oran; cismin özdek olarak tutarı. Yığmak. Kalabalık. Kümelemek. Özdeğin kuvvet olarak aldığı etkiyle, bu etkiye ivme olarak verdiği tepki arasındaki orantıyı belirleyen ve einstein kuramına göre yoğunlaşmış erke sayılabilen nitelik.

Balance : Uyum. Bir malın niceliğine ve ederine göre satış değeri bulunmak üzere ağırlık birimleriyle malın karşılıklı dengesini sağlayan araç. Terazi. Dengeli olmak. Denk olmak. Tartaç. Kalan. Dengede tutmak. Dengeyi sağlamak. Sayışımdan sonra görünen kalıntı.

Mass absorption coefficient : Kütle soğurum katsayısı.

Mass action law : Kütleler etki yasası. Belirli bir sıcaklıkta, başlangıçta alınan özdek niceliğine bakılmaksızın, bir kimyasal tepkimede ürünlerin etkin kütleleri çarpımının, tepkenlerin etkin kütleleri çarpımına oranının değişmez olduğunu belirten yasa. Kütleler tesiri kanunu.

 

Mass activity : Spermatozoaların kitle halinde veya toplu olarak hareketi. Kitle hareketi.

Mass attack : Toplu saldırı. Grup halinde saldırı.

İngilizce Mass balance Türkçe anlamı, Mass balance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mass balance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Active passive metal : Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım. Etkin-edilgin metal.

Alcohols : Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). Alkol. Alkoller. İçki. İspirto.

Active metals : Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller. Aktif metaller. Etkin metaller.

Alicyclic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alisiklik bileşik. Alifatik bileşikler.

Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.

Acid salt : Sodyum klorit. Asit tuz. Aynı zamanda asit olan tuz. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3). Asit tuzu.

Aliphatic compounds : Alifatik bileşikler. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn.

 

Aldehydes : Aldehitler. Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler. Aldehit.

Acid radical : Bir asidin negatif parçası. Asit kökü. Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası.

Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.

Mass balance synonyms : acier inoxydable, alcoholometry, material balance, acidimetry, activated coal, additive, alabaster.