Mass extinction türkçesi Mass extinction nedir

  • Jeolojik devirlerde bazı canlı türlerinin ani olarak çok sayıda ortadan kalkması. örnek: tebeşir devri sırasında dinozorların tükenmesi.
  • Kitle kaybı.
  • Kitle halinde tükenme.
  • Kütle kaybı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kitle yok oluşu.
  • Kitlesel yok oluş.
  • Birden çok canlı türünün soyunun aynı zaman aralığı içinde tükenmesi.
  • Kitle ekstinksiyonu.

Mass extinction ingilizcede ne demek, Mass extinction nerede nasıl kullanılır?

Mass : Bir araya gelmek. Herhangi bir çıkar sağlamak amacıyla kendiliğinden oluşan; örgütlenme ölçüsü ile "biz kümesi" düşünce, duygu ve davranışı en düşük olan kişilerden kurulu toplumsal küme. (çoğu kez "kalabalık" "toplantı", dahası "sürü davranışlı küme" den ayrılık gösterir). kimi kez sayılama işlemi çerçevesi içinde, sayılaması yapılan olay yığınına (okur yazarlar, evliler, suçlular, örgütlü işçiler vb.) verilen ad. Küme. Kümelenmek. Toplamak. Çokluk. Toptan. Özdeğin kuvvet olarak aldığı etkiyle, bu etkiye ivme olarak verdiği tepki arasındaki orantıyı belirleyen ve einstein kuramına göre yoğunlaşmış erke sayılabilen nitelik. Toplanmak. Örgütlenmemiş, yaygın topluluk.

Extinction : Bir ortamdan geçen ışığın azalmış olması. Kararma. Engelleyici bir ortamda, saçılma ya da emilme yoluyla ışınırlık yoğunluğunun düşmesi. İmha. Fesih. Ucaylanma mikroskobu altında döndürüldüğünde, anizotrop bir kristalin nikoller haçlanınca, girişim olayları dolayısıyle dört kez kararması. (bu kararma, oküler kılları ile mineralin belirli bir kristalyazar yönünün arasındaki açı 0° ve 90° ya da bunun tam yarısı olduğu durumlarda ortaya çıkarsa, bu kararmaya doğru kararma -sönme-, açı başka değerde ise eğri kararma -sönme- denir.). İtfa. Lağvetme. Yok olma. Yok etme.

 

Mass absorption coefficient : Kütle soğurum katsayısı.

Mass action law : Belirli bir sıcaklıkta, başlangıçta alınan özdek niceliğine bakılmaksızın, bir kimyasal tepkimede ürünlerin etkin kütleleri çarpımının, tepkenlerin etkin kütleleri çarpımına oranının değişmez olduğunu belirten yasa. Kütleler etki yasası. Kütleler tesiri kanunu.

Mass activity : Spermatozoaların kitle halinde veya toplu olarak hareketi. Kitle hareketi.

Mass attack : Grup halinde saldırı. Toplu saldırı.

İngilizce Mass extinction Türkçe anlamı, Mass extinction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mass extinction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Yer domuzugiller.

 

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

Acacia : Akasya. Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza.

Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Mass extinction synonyms : a protein, abductor muscle, a site, a cells, a cell, abambulacral area.