Mass market banking türkçesi Mass market banking nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Büyük ticari bankaların yerel şubeler açarak en küçük yerleşim birimindeki kişilere bankacılık hizmeti götürerek gerçekleştirdiği bankacılık.
  • Perakende bankacılık.

Mass market banking ingilizcede ne demek, Mass market banking nerede nasıl kullanılır?

Mass : Yığın. Örgütlenmemiş, yaygın topluluk. Kilise ayini. Kalabalık oluşturmak. Toptan. Çokluk. Bir cismi ivdirmek için uygulanan kuvvetle, bu kuvvetin oluşturduğu ivme arasındaki değişmez oran; cismin özdek olarak tutarı. Kudas. Yığmak. Toplamak.

Market : Piyasaya sürmek. Piyasa. Satmak. Genel satak. Genel olarak alım ve satım işlemlerinin yapıldığı yer. Çarşıda alışveriş etmek. Çarşı. Alışveriş yapmak. Alıcılarla satıcıların belirli bir günde bir araya gelerek alış veriş ettikleri yer. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Banking : Viraj yüksekliği. Banka. Banka işlemleri. İşlem. Bankacılık. Bankaya yatırmak. Yatış. Bankalar ve bankerlerce yapılan işlemler. Dönerken yan yatma (uçak).

Mass marketing : Kitlesel pazarlama. Kitle pazarlama.

İngilizce Mass market banking Türkçe anlamı, Mass market banking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mass market banking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Mass market banking synonyms : a shift in demand, a change in supply, abnormal budget, a change in demand, a type mutual funds, retail banking, abolition of forced labour convention.