Massed türkçesi Massed nedir

Massed ile ilgili cümleler

English: He amassed a large fortune before he died.
Turkish: Ölmeden önce büyük bir servet biriktirdi.

Massed ingilizcede ne demek, Massed nerede nasıl kullanılır?

Massed practice : Blok çalışma.

Amassed : Toplanmış. Kümelenmiş. Yığılmış. Birikmiş.

En masse : Toptan. Topluca. Toplu halde. Hep beraber. Kütle halinde. Hep birlikte.

Masse : Bilardoda falso.

Masses : Yığmak. Herhangi bir çıkar sağlamak amacıyla kendiliğinden oluşan; örgütlenme ölçüsü ile "biz kümesi" düşünce, duygu ve davranışı en düşük olan kişilerden kurulu toplumsal küme. (çoğu kez "kalabalık" "toplantı", dahası "sürü davranışlı küme" den ayrılık gösterir). kimi kez sayılama işlemi çerçevesi içinde, sayılaması yapılan olay yığınına (okur yazarlar, evliler, suçlular, örgütlü işçiler vb.) verilen ad. Büyük halk kitleleri. Büyük halk yığınları. Kümelemek. Toplamak. Yığın.

Arteria masseterica : Arterya masseterika. Etçillerde ve domuzda a maxillaris’in bir kolu olan a. temporalis profunda caudalis'ten, geviş getirenlerde ve atgillerde ramus massetericus adıyla atgillerde ve sığırda a. carotis externa’nın ön yüzünden, koyunda ve keçide a. temporalis superficialis’ten çıkarak m. masseter’e dağılan atardamar.

 

Masseuse : Masajcı kadın. Kadın masajcı. Masöz. Masajcı.

Fossa masseterica : Fossa masseterika. Ramus mandibulae'nin yan yüzünde, m. masseter'in içine yerleştiği etçillerde çok derin olan çukurluk, fossa masseterika. Çiğneme çukuru.

Masseur : Masajcı. Masör.

Masseurs : Masör. Masajcı.

İngilizce Massed Türkçe anlamı, Massed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Massed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amassing : Top olmak. Bir araya gelmek. Biriktirmek. Bir araya getirmek.

Clump : Yığın. İndirmek. Ayak sesi. Ağır ağır atılan adımların sesi. Sert adım sesi. Kümeye eklemek. Tok ses. Ağır adımlarla yürümek. Yumruklamak. Ayakkabı pençesi (kalın).

Stack : Baca. Daireler çizerek uçmak. Çatı. Çatmak. Katlardaki döşemleri birbirlerine bağlıyan düşey boru. İstif etmek. Kolon. Yığın. İstif.

Stacked : Yüklemek. İstif etmek. Yığılı. Yığın. İstifli. Çatmak (tüfekleri). İri yarı. Daireler çizerek uçmak.

Agglomerates : Yığışma. Toplama. Yığma. Yığılmak. Bir araya toplamak. Bir araya getirmek. Toplanmak.

Conglomerating : Büyük şirket. Yığın. Konglomera. Yığılmak. Holdingleşmek. Büyük işletme. Kümelenmek. Toplanmak.

Agglomerating : Yığılmak. Bir araya getirmek. Toplanmak.

Amasses : Bir araya gelmek. Top olmak. Biriktirmek. Bir araya getirmek.

Critical mass : Yeterli çoğunluk. Kritik kitle. Bir nükleer zincir tepkimesinin oluşabilmesi için gerekli olan nükleer yakıt kütlesi. Bölünür çekirdeklerin kendiliğinden zincirleme bölünme tepkimesine girebilmeleri için gerekli olan en küçük kütle. Eşik kütlesi. Dönüşül kütle. Kritik kütle. Kendi kendine bir zincir tepkileşimi sürdürmeye yeterli ışımetkin özdek tutarı. Zincirleme reaksiyonun meydana gelmesi için gerekli olan nükleer yakıt kitlesi (fizik). Fizik, kimya, nükleer enerji alanlarında kullanılır.

 

Massed synonyms : mass energy, mass deficiency, inertial mass, gravitational mass, relativistic mass, fundamental measure, fundamental quantity, massing, conglomerated, clumps, body, adding up, noticeable, atomic weight, bank up, atomic mass, add, heap up, pronounced, conglomerate, cast up, bank, clumped, heap together, mass, heap, relative atomic mass, cluster, add up, bulk, amass, aggregated, relative molecular mass.

Massed zıt anlamlı kelimeler, Massed kelime anlamı

Unnoticeable : Farkedilemez. Fark edilmeyen. Göze çarpmayan.

Clergy : Ruhban sınıfı. Rahipler. Rahip sınıfı. Papazlar. Rahipler sınıfı. Ruhban. Rahip.