Medine nedir, Medine ne demek

Medine; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kınaçiçeği.

Pencere.

Ocak yanlarında, mutfak duvarlarında, kapaksız, küçük dolap.

Taraça.

Medine isminin anlamı, Medine ne demek:

Kent, şehir. Hicaz’da Hz. Muhammed’in türbesinin bulunduğu şehir. Medine ismi; Arapça kökenli olup bir Kız ismidir.

Medine hakkında bilgiler

Medine ya da Medine-i Münevvere (Arapça: المدينة المنورة veya المدينة), bugünkü Suudi Arabistan'ın Hicaz bölgesinde, Mekke kuzeyinde yer alan şehri. Eski adı Yesrib (Arapça: يثرب)'dir. Medine'ye, Medirra, Medirke, Meddiyne, Mezzine de denmiştir. İslam dini için özel bir şehirdir, ikinci en önemli yeri barındırır. İslam peygamberi Muhammed bin Abdullah'ın 622 yılında Mekke'den hicret etmek zorunda kaldığı, Mekke'nin 450 km. kuzeydeki kentin Hicretten önceki adı 'Yesrib'dir. Şehrin ismi hicretten sonra Muhammed tarafından "Medinet'ül Münevvere" (aydınlanmış şehir) olarak değiştirilmiştir. Melikşah döneminde (1072-1092) Selçuklu topraklarına katılmasıyla Türk egemenliğine giren Medine, daha sonra tüm Hicaz bölgesi gibi sırasıyla Eyyubi ve Memluk devletlerinin topraklarına katıldı. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim'in Memluk ordusunu Ridaniye Savaşı'nda mağlup etmesiyle tüm Hicaz bölgesiyle birlikte Medine de Osmanlı Devleti'nin topraklarına katıldı. Osmanlı İmparatorluğu döneminde II. Abdülhamit tarafından Medine'ye kadar demiryolu hattı inşa ettirilmiştir. Haydarpaşa garından tren ile Medine'ye 3gün içinde ulaşım sağlanmakta idi. Birinci Dünya Savaşı sırasında 1916 yılında başlayan Arap Ayaklanması sırasında tüm çevre kentleri isyancıların eline geçerken, Medine Kalesi daha sonra "Medine Müdafii" unvanını alacak Fahrettin Paşa'nın komutasındaki Türk askerlerinin zor koşullara rağmen kahramanca direnişiyle savaşın sonuna kadar Osmanlı Devleti'nin elinde kaldığı gibi, 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi'nden sonra da Fahrettin Paşa kenti teslim etmedi. 20 Ocak 1919'da Osmanlı başkentinden gelen talimat sonucunda buradaki birlik teslim oldu ve şehirdeki Türk egemenliği sona erdi. 1925'de kurulan Suudi Arabistan hükümeti'nin Ecyad Kalesi gibi tarihi Osmanlı eserleri yok etme politikasından sonra Medine'de Türk eserler olarak bir tek Amberiye mescidi ve el-Muazzem Tren İstasyonu kaldı.

 

Medine tanımı, anlamı

Filaria medinensis : [Bakınız: Medine solucanı]. Dracunculus medinensis’in eski adı. [Bakınız: Medine kurdu]

Medine solucanı : Yuvarlak solucanlar (Aschelminthes) sınıfının, iplik solucanları (Nematodes) takımından, erginleri tropik bölgelerde insanların derisinin altında yaşayan ve hastalığa sebep olan, larva evreleri bulunan, erkekleri 4 cm, dişileri 30-200 cm kadar uzunlukta olan ilkel bir solucan türü. Hindistan, Afrika ve Arap Yarımadasında bulunan, uzunluğu 30-120 cm arasında değişen, insan ve evcil hayvanların deri altı bağ dokusu ve kaslar arası dokularında parazitlenen, enfekte bireyler suyla temas edince larvaları derideki açıklıktan suya geçen ve buradan Cyclops cinsi kabuklular tarafından alınan, son konaklara ara konakları ağız yoluyla almak suretiyle bulaşan, insanlarda özellikle ayak ve bacaklarda deri altı bağlayıcı dokuda yerleşen ve burada deri şişlikleri ve ülserleriyle karakterize belirtiler oluşturan ip biçiminde nematod türü, yılan solucanı, ejderha solucanı, Gine solucanı, Dracunculus medinensis.

 

Medine dilencisi : Üstü başı perişan, kötü giyimli kimse.

Medine kurdu : İnsan ve birçok başka memelinin, deri altı katılgan dokusunda yaşayan sıcak ülkeler solucanı (Filaria medinensis).

Abdülhamit : Herkesçe övülen Tanrı'nın kulu.

Çevre kent : İşlendirme, eğlence, eğitim, konut, çevre her bakımdan kendi kendine yeten, şehirleşme hızının yüksek olduğu ve büyük şehirlere aşırı yüklenmeden kaynaklanan sıkıntıların azaltılması amacıyla oluşturulan kentler.

Kahramanca : Kahramana yaraşır. (kahrama'nca) Kahramana yaraşır bir biçimde, kahramancasına, yiğitçe.

İmparator : Bir imparatorluğu yöneten kimse, ilhan.

Arabistan : Yumurtalı ıspanak ve kıymalı yumurta yemeklerine verilen ad.

Peygamber : İnsanlara Tanrı'nın buyruklarını bildiren, onları Tanrı yoluna, dine çağıran kimse, yalvaç, yalavaç, elçi.

Muhammedi : Müslüman.

Değiştiri : Bir öbek nesnenin ya da bir dizi niceliğin oluşturdukları düzenlenimdeki öğelerinin birbirlerinin yerlerini alarak yeni düzenlenimler oluşturması, örneğin 1, 2, 3, sayılarının altı değiştirisi vardır.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Fahrettin : Dinin övünç kaynağı.

Sağlanmak : Sağlama işine konu olmak.

Ayaklanma : Ayaklanmak işi. Başkaldırı.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Politika : Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.

Abdullah : Tanrı’nın kulu. Çorum şehri, Hacıhamza bucağına bağlı bir yer. Karabük kenti, Ovacık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Sağlanma : Sağlanmak işi.

Diğer dillerde Medikolegal anlamı nedir?

İngilizce'de Medikolegal ne demek ? : medicolegal