Mediterranean seal türkçesi Mediterranean seal nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Balinalar (cetacea) takımından, akdeniz, karadeniz, afrika'nın kuzeybatı kıyılarından kanarya adalarına kadar olan bölgelerde yaşayan ve göç etmeyen bir tür. denizrahibi.
- Akdeniz foku.
Mediterranean seal ingilizcede ne demek, Mediterranean seal nerede nasıl kullanılır?
Mediterranean : Aradeniz. Kıtalar arası. Akdeniz'e veya akdeniz bölgesine özgü. Akdenizli. Kara ile çevrili. Akdeniz. Aralık denizi. Anadenizden genellikle dar ve sığ bir boğazla ayrılan, akdeniz örneğinde olduğu gibi, karalar içine sokulan deniz. Coğrafya, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Kapalı (deniz).
Seal : Ad damgası. Kesinleştirmek. Belirlemek (yazgı). Mühür basmak. Kapatmak. Fok. Kapamak. Mühürlemek. Mühür. Kaşe.
Mediterranean anemia : Akdeniz anemisi.
Mediterranean basin : Akdeniz çanağı. Akdeniz havzası. Akdeniz'i çevreleyen çanak.
Mediterranean black headed gull : Kara başlı martı. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, martıgiller (laridae) familyasından, 35 cm kadar uzunlukta, sırtı kül rengi, karnı ak, başı kara, gagası ve ayakları kırmızı olan, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan bir tür.
Mediterranean climate : Akdeniz iklimi. Kışları ılık ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak geçen dönencealtı bölgelerde görülen bir iklim türü.
İngilizce Mediterranean seal Türkçe anlamı, Mediterranean seal eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mediterranean seal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.
Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Mediterranean seal synonyms : a protein, acacia, abiotic environment, aardvark, a cell, a chromosome.

Bu kısımda Mediterranean seal kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mediterranean seal ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mediterranean seal anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mediterranean seal ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.