Melanocytus türkçesi Melanocytus nedir

  • Deride bağ doku içerisinde melanin adı verilen pigment maddesini oluşturan ve ince yapısında salgı granülleri, golgi aygıtı, granüllü endoplazma retikulumu ve mitokondriya bulunan hücreler, melanozom. stratum bazale katmanı içerisinde de yer alan bu hücrelerin sitoplazmik uzantıları dikensi katmana kadar uzanır.
  • Melanosit.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Melanocytus ingilizcede ne demek, Melanocytus nerede nasıl kullanılır?

Melanocyte : Melanin içeren hücre. Epidermiste melanin oluşturan hücreler. Melanosit.

Melanocyte stimulating hormone : Ara hipofizdeki melanotrop hücrelerden ve az miktarda ön hipofizden salınan peptit hormon. aşağı sınıf omurgalı hayvanlarda çok salınır ve melanofor hücrelerde pigment granüllerinin sitoplazmaya dağılmasına ve deri renginin esmerleşmesine neden olur. Melanosit uyarıcı hormon. Melanosit stimulan hormon.

Melanocyte stimulating hormone inhibiting hormone : Hipotalamustan salınan, ara hipofizden melanosit uyarıcı hormon salınımını inhibe eden bir hormon. Melanosit uyarıcı hormon salınımını kısıtlayıcı hormon.

Melanocyte stimulating hormone releasing hormone : Hipotalamustan salınan, ara hipofizden melanosit uyarıcı hormon salınımını uyaran bir hormon. Melanosit uyarıcı hormon salgılatıcı hormon.

 

Melanocarcinoma : Melanokarsinom.

İngilizce Melanocytus Türkçe anlamı, Melanocytus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Melanocytus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Melanosoma : Melanozom.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

Endocrine : İçsalgı. Kendine ait boşaltım kanalı olmayan bezler tarafından salgılanan, direkt olarak kana karışan ve çok az miktarı bile bir organı veya vücudun belli bir bölümünü etkileyen salgılar, endokrin. Bezin kana veya lenfe karışan salgısı, endokrin, hormon, inkretum. İç salgı bezleri. İç salgıbezi. İç salgı. İç salgı ile ilgili. İçsalgı ile ilgili. Endokrin.

Melanocyte : Epidermiste melanin oluşturan hücreler. Melanin içeren hücre.

 

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Melanocytus synonyms : epidermal cell, msh, a crochordon, abattoir, abdominal fat necrosis, a amplitude mod, a c deformity, a c syndrom, hormone, internal secretion, abdominal palpation, abdomen, a band.