Memoir türkçesi Memoir nedir

Memoir ile ilgili cümleler

English: My friends urged me to write my memoirs.
Turkish: Arkadaşlarım hatıralarımı yazmam için beni zorladı.

English: My friends pushed me to write a memoir.
Turkish: Arkadaşlarım bir anı yazısı yazmam için beni zorladı.

English: This president has written his memoirs.
Turkish: Başkan hatıralarını yazdı.

Memoir ingilizcede ne demek, Memoir nerede nasıl kullanılır?

Memoirist : Anıcı. Anı yazarı.

Memoirs : Anılar. Tutanaklar. Hatırat. Yaşam öyküsü. Günlük. Hatıralar.

Aide memoire : Not. Anımsatıcı not. Diplomatik muhtıra. Nota (pol.). Hatırlatıcı not.

Sequential couleur avec memoire : Secam. Televizyon yayınları için üç başlıca standarttan biri (başlıca fransa'da, orta doğu'da ve doğu avrupa'da kullanılan).

Memo book : Günlük. Ajanda.

Memorable : Hatırlanmaya veya anmaya değer. Anılmaya değer. Akılda kalıcı. Hatırlanmaya değer. Unutulmaz.

Memorableness : Unutulmazlık.

Memo : Bildiri. Hatırlatıcı not. Kısa not. Not. Muhtıra.

Memorably : Unutulmaz bir şekilde.

Memoranda : Muhtıra. Not. Bildiri.

İngilizce Memoir Türkçe anlamı, Memoir eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Memoir ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Recital : Rezital. Anlatış. Beyan. Ezberden okuma. Nakletme. Resital. Hikaye. Ezber okuma. Seyirci önünde tek bir sanatçı ile düzenlenen gösteri.

Reminiscence : Hatırlama. Ç.anılar. Hatıra. Anımsanan şeyler. Hatırlatan şey. Hatıralara dalma. Yadigar. Hatırat. Anımsama.

Memory : Bellek. Akıl. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Veri ve işlem dizilerinin elektriksel imler biçiminde saklandığı bilgisayar bölümü. bellek daha çok bilgisayar ana belleğini belirtmek için kullanılır. yardımcı bellek, dış bellek ya da veri saklama ortamı deyimleriyse, bilgisayar çevresinde, büyük oylumlu veri kümelerinin daha ucuz, buna karşılık daha yavaş erişim öngörülerek saklandığı bellek türleri için kullanılır. İnsanın toplumsal bir varlık olmasını sağlayan, çevresi ile etkileşmesinin sonuçlarını anlığında saklıyabilmesi ve daha sonraki etkinlikleri sırasında bu sonuçları anımsayabilmesi yeteneği. Anlak. Hatıra. Eskiden görülmüş, işitilmiş, koklanmış, tadılmış nesneleri ve türlü yaşantıları yeniden anımsama yetisi. 2.-algılanan nesnelerin ve yaşantıların bilinçte iz bırakması, saklanması ve gereğinde yeniden üretilmesi yeteneği. zihnin, belleme ve anımsama gücü. Hafıza.

Profile : Özgeçmiş. Bir kişiye ya da bir kümeye uygulanmış olan birtakım testlerden elde edilen sonuçların çizgesel olarak görünümü. gözlenilen ve ölçülen bir özellik ya da niceliğin durumunu ya da değişimini gösteren şema. Profil çizmek. Kesit. Üç boyutlu dekor yapımına elverişli olmayan sahnelerde üç kat kontrplakla yapılan resimli pano. Boyutlu pano. Profil. Profilini yapmak. Yandan görünüş.

 

Profiles : Kesit. Profil çizmek. Yüzün yandan görünüşü. Profil. Özgeçmiş. Profiller.

Medical certificate : Hekim raporu. Doktor raporu. Sağlık raporu.

Bio : Diri. Öz. Hayat. Canlı. Öz (yunanca). Yaşamla ve canlı şeylerle ilgili. Yaşam. Biyo.

Report : Görünmek. Nakletmek. Borsada erteleme. İhbar etmek. Haber vermek. Söylemek. Rapor etmek. Her tür konu üzerinde yapılan izleme, inceleme ve denetleme sonucunda düzenlenen belge. Rapor vermek.

Biograph : Eski model film göstericisi.

Sick certificate : Hastalık izni.

Memoir synonyms : account, biographies, remembrance, biography, recollection, autobiography, minuter, minute, reporting, minuting, life history, recollections, essay, minutest, dispatch, cahier, minuted, lives, essayed.

Memoir ingilizce tanımı, definition of Memoir

Memoir kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An account of transactions or events (usually written in familiar style) as they are remembered by the writer. [Bakınız: History]. A history composed from personal experience and memory. A memorial account.