Menaces türkçesi Menaces nedir

Menaces ingilizcede ne demek, Menaces nerede nasıl kullanılır?

Active menace : Aktif tehdit. Etkin tehdit.

Passive menace : Edilgen tehdit. Pasif tehdit.

Physical menace : Fiziksel tehdit.

The phantom menace : Yıldız savaşları serisinin dördüncü filmi. George lucas tarafından yönetilen 1999 yapımı bilim kurgu filmi. Hayalet tehdidi.

Menace : Gözdağı vermek. Tehdit etmek. Tehdit. Haylaz çocuk. Çok yaramaz çocuk. Korku. Gözdağı. Tehlike. Tehdit eden şey. Başbelası.

Menaced : Tehdit etmek. Tehlike. Haylaz çocuk. Korku. Gözdağı vermek. Tehdit. Gözdağı. Çok yaramaz çocuk. Tehdit eden şey.

Menadiol sodium diphosphate : Menadiyol sodyum difosfat. Suda çözünen, hem ağızdan hem de parenteral olarak kullanılan k vitamini türü.

Menadion natrium bisulphite complex : Menadiyon-sodyum bisülfit kompleksi. Menadiyona, sodyum bisülfit eklenmesiyle elde edilen, en az % 30 menadiyon içeren ve k vitamini etkisi olan bir ürün.

Menad : Baküs perisi. Kendinden geçmiş kadın.

Menaccanite : Menakanit.

İngilizce Menaces Türkçe anlamı, Menaces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Menaces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Intimidation : Yıldırma. İkrah. Gözdağı verme. Sindirme. Yılgınlık. Gözünü korkutma. Korkutma.

Impended : Yakın olmak. Sarkmak. Asılı olmak. Tehdit oluşturmak.

Jeopardies : Risk. Riskler. Riziko.

Threat : Tehlike işareti. Adak. Korkutma.

Intimidates : Yıldırmak. Posta koymak. Gözünü korkutmak. Korkutmak. Duman attırmak. Şiddetle ikaz etmek. Sindirmek.

Cold feet : İsteksizlik. Çekinmek. Tereddüt.

Apprehensions : Düşünce. Kaygı. Vehim. Anlama. Tutuklama. Kavrama. Anlayış. Endişe. Algı.

Menacing : Tehditkar. Tehdit etme. Tehdit edici.

Menaces synonyms : yellow peril, affright, dangers, endangerment, threaten, buffaloing, threated, affrighted, hazardousness, insecureness, threats, jeopardy, browbeating, intimidations, endanger, bulldozing, buffalo, gravity, defiances, impends, bulldoze, hazard, be, buffalos, danger, browbeat, blustering, overhangs, lean on, peril, coercions, distress, browbeats.