Menge nedir, Menge ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Serçe büyüklüğünde, göğsü kırmızı, kanatları beyaz ve kahverengimsi kuş.

Menge anlamı, tanımı

Goca menges : Kocakarı, acuze

Mengeç : Dişi domuz.

Mengeçme : Kasınç, uyuşma.

Mengel : Bakraç, kova.

Mengele : Güveç yapmakta kullanılan, çabuk ezilen bir çeşit taş.

Mengelez : Kapı mandalı. Keten işlenirken lifleri kılçık ve kıtıktan ayırmak için kullanılan dört ayaklı araç.

Mengelli : Şanlıurfa şehri, Birecik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Mengenez : Keten saplarının kabuk kısmını kırarak lifleri ortaya çıkaran bir araç. (Taşlık Ayancık Sinop).

Mengensofular : Sivas şehri, Şarkışla ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Mengere : İp eğirmek için kullanılan kirmen.

Menges : Sarp kayalıklarda oturacak kadar dar çıkıntılı yerler. Az derin olan koyakların ortasındaki yüksek tepe. Killi toprak.

Mengez : Cıvata, vida. Killi toprak.

Tengel mengel : Döne döne.

Tenger menger : Paldır küldür (yuvarlanma için). Paldır küldür tepetakla yuvarlanma için.

Üç ayaklı boru mengenesi : Taşınması ve işyerine kurulması kolay olan boru mengenesi.

Zincirli boru mengenesi : Boruyu bir zincir yardımıyla sıkan mengene. Zincir üstçene görevi yapar.

Boru mengenesi : Kesme, diş açma vb. işlemler için borunun sıkıca bağlandığı alet.

 

Demirci mengenesi : Kızgın demiri tutmak için kullanılan kıskaç.

Kumaş mengenesi : Yeni dokunmuş veya yıkanmış kumaşların ütülenmek amacıyla içinden geçirildiği silindirik alet.

Marangoz mengenesi : Tutkallanmış veya işlenecek olan tahtaların tutturulduğu kıskaç.

Mengen : Bolu iline bağlı ilçelerden biri.

Mengene : Onarma, işleme, düzeltme vb. işlemlerin uygulanacağı nesneyi sıkıştırıp istenildiği gibi tutturmaya yarayan bir tür alet. Pres.

Tezgah mengenesi : İş yerlerinde sabit tezgâha bağlanan ve boru, demir vb.ni kesme işlerinde kullanılan bir mengene türü.

Diğer dillerde Menfez hastalığı anlamı nedir?

İngilizce'de Menfez hastalığı ne demek ? : vent disease