Mental breakdown türkçesi Mental breakdown nedir

  • Ağır sinir bozukluğu.
  • Sinirsel çöküntü.
  • Sinir krizi.

Mental breakdown ile ilgili cümleler

English: I had a mental breakdown.
Turkish: Ruhsal sinir bozuntum vardı.

Mental breakdown ingilizcede ne demek, Mental breakdown nerede nasıl kullanılır?

Mental : Deli. Zeka. Ruhsal. Mental. Zihinsel. Akli. Fikri. Kaçık. Akıl hastası. Çatlak.

Breakdown : Tutukluk. Sayışım dökümü. Çöküntü. Gözlemlerin birden çok değişkene göre dağılımını veren bir çapraz çizelgede, değişken seçeneklerinin bileşiminden oluşan göze ya da kesimler. Sağlığın bozulması. Ayırma. Çalışma arızası. Arıza. Bir dizgenin işleyişini engeller nitelikte herhangi bir bozukluk. Bozulma.

Mental aberration : Mental aberasyon. Akıl hastalığı. Ruhsal sapınç. Akli sapma.

Mental activity : Salt zihince yapılan etkinliklere verilen ad. uyaranlara karşı organizmanın gösterdiği toplu tepki. Zihin etkinliği.

Mental age : Zeka yaşı. Akıl yaşı. Bir zeka testinden elde edilen ham puanın, o zeka testinin ölçünlü ortalamasına göre gösterdiği yaş. (z.y.).

Mental alienation : Dengesizlik. Akli anormallik. Akıl hastalığı.

İngilizce Mental breakdown Türkçe anlamı, Mental breakdown eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mental breakdown ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Wobblers : Yalpalayan. Yalpalaç. Sulh ceza ve veya veya ağır ceza mahkemesinde yargılanması yapılabilecek suçlama. Genelde ünlü kişilerin bire bir kopyası olan başı vücudundan büyük ve kafası yayla sallanan oyuncak. Bocalayan. Yalpalayıcı. İki fikir arasında gidip gelen. Sallanan. Tezgah üzerinde parça kenarını veya ortasını bulmaya yarayan bir gereç. Baş kısmı büyük oyuncak biblo.

Wobbler : Yalpalayıcı. Sallanan. Genelde ünlü kişilerin bire bir kopyası olan başı vücudundan büyük ve kafası yayla sallanan oyuncak. İki fikir arasında gidip gelen. Baş kısmı büyük oyuncak biblo. Sulh ceza ve veya veya ağır ceza mahkemesinde yargılanması yapılabilecek suçlama. Tezgah üzerinde parça kenarını veya ortasını bulmaya yarayan bir gereç. Bocalayan. Yalpalayan.

Attack of nerves : Sinir buhranı.

A fit of nerves : Sinir buhranı.

Crackup : Yıkılma. Çökme. Ruhsal çöküş. Dağılma. Çöküş. Çarpışma. Kaza.

Tantrum : Öfke nöbeti. Bağırıp çağırıp tepinme (hiddetten). Sinir. Aksilik.

Brain storm : Beyin fırtınası. Parlak fikir veya düşünce. Geçici delilik.

Benny : Cinnet. Susam. Erkek ismi. Bir erkek adı (benjamin'in bir biçimi).

Nervous breakdown : Nevrosteni. Sinir argınlığı. Sinir bozukluğu. Nevrasteni. Sinirsel yıkım.

Bennies : Erkek ismi. Benzedrin tableti (bir ilaç). Susam. Cinnet.

Mental breakdown synonyms : tantrums, fit of hysterics, emotional outburst.