Mergerec türkçesi Mergerec nedir

  • Birleştirkayıt.

Mergerec ingilizcede ne demek, Mergerec nerede nasıl kullanılır?

Merger agreement : Birleşme anlaşması.

Conglomerate merger : Belli endüstrideki bir firmanın farklı endüstrideki bir başka firma ile birleşmesi. Farklı endüstrilerdeki firmaların birleşmesi. Farklı alanlardaki firmaların birleşimi. Grup birleşmesi. İki tamamen farklı endüstri ile ilgili olan şirketin bir şirkete birleştikleri birleşme (ekonomi). Faaliyetleri arasında ilişki bulunmayan iki işletmenin birleşmesi. Birbiriyle çok fazla ilgili olmayan malları üreten firmaların, aynı sahiplik altında birleşmesi.

Horizontal merger : Yatay birleşme. Aynı alanda faaliyet gösteren iki şirketin bir şirket olarak birleşmeleri (ekonomi). Aynı sanayide ya da aynı piyasada, birbirinin aynı ya da benzer mallar üreten firmaların birleşmesi veya işbirliği için bir araya gelmesi. krş. dikey birleşme. Benzer ürün üreten iki firma arasındaki birleşme. Aynı malı üreten birden fazla firmanın oluşturdukları birlik. Yatay birlik.

Vertical merger : Bir bileşen tedarikçisi şirketin bu bileşeni ürünlerinde kullanan başka bir şirketle birleşmesi (örneğin: bilgisayar imalatçısı bir şirketin mikroçip imalatçısı bir şirketi satın alması). Aramalı üreten firma ile bu aramalını kullanarak sonul mal üreten firmanın birleşmesi veya işbirliği için bir araya gelmesi. krş. yatay birleşme. Dikey buluşma. (ekonomi) dikey birleşme. Dikey birleşme.

 

Merger : İki veya daha çok şirketin birleşmesi. Kaynaşma. Birleşme. İki firma ya da şirketin, hukuki varlıklarını sona erdirerek, yeni yasal unvan altında bir araya gelmeleri sonucu, her türlü varlık ve yükümlülüklerin yeni oluşturulan firmaya devredilmesi ya da bu iki firmadan birinin diğerine katılması. Birleştirme. Bir firma ya da şirketin bir diğeriyle birleşmesi. Katılma. Füzyon. Kaybolma.

Merge instructions : Birleştirme komutları.

Merge address : Birleştirme adresi.

Merge codes : Kodları birleştir.

Demerger : (britanya ingilizcesi) iki veya daha fazla şirket arasındaki birleşmenin feshedilmesi. Bir şirketin daha büyük bir grup veya şirketten ayrılması. Dağılma. Şirket ayrılması. Şirket bölünmesi. İşletmenin bir bölümünü ayırarak elden çıkarma. Ayrılma.

Merge field with street address : Alanı caddeyle birleştir.

İngilizce Mergerec Türkçe anlamı, Mergerec eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mergerec ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fusion : Birleştirmek. Kaynaşım. Kaynaşık mal. Isı etkisiyle örüt yapıları çözülen katıların, sıvı evreye geçmeleri olayı ; donmanın tersi. Kimi çekirdeklerin, çok yüksek sıcaklıklarda ve çok büyük nicelikte erke salarak birleşip, daha.büyük bir çekirdek oluşturmaları. Eritme. Birleştirme. Kimi virüslerin hücreye giriş için kullandıkları, virüs zarfıyla hedef hücrenin zarlarının kaynaşması sonucunda virüsün hücreye girmesiyle sonuçlanan bir yöntem. kaynaşma, birbirine temas eden iki organın birbirine yapışması. Erime. Füzyon.

 

Unification : Yeni bir yapının ya da tasarının gerçekleştirilebilmesi için, ayrı ayrı ellerde bulunan taşınmaz malların, tek bir iyelikte toplanarak üzerinde yapı yapılmasına elverişli bir yerbölüm biçimine sokulması. Birleştirme. Birleştirim. Birleşme.

Union : Evlilik. Sendika. Rakor. Vida yuvası. Dernek. Darülaceze. Birlik. İl, kent ve köy gibi yerel yönetim birimlerinin, bir ya da birden çok sayıdaki görevlerini daha iyi yerine getirmek amacıyla, yasalar uyarınca kimi kaynak ve örgenlerini birleştirerek oluşturdukları örgüt. birliklerin de, kent yönetimleri gibi, başkanları, genel kurulları ve yönetim kurulları bulunur. Bileşim. Birleştirme.

Amalgamation : Karıştırma. İki ya da daha çok ortaklığın bir araya gelmesi, birleşerek bir ortaklık kurmaları. Karışım. Yeniden kurularak iki ya da daha çok işletmeyi varlığında birleştiren toplu işletme. Güçlü bir ortaklığın tecimsel gücünü ve hukuki görüntüsünü kaybetmiş diğer bir ortaklığın borçlu ve alacaklı değerleriyle yükümlenmek ve bunlardan doğacak her çeşit sonuçları da üzerine almak suretiyle onunla birleşmesi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bütünleştirme. Birleşme. Alaşım. Karışma.

Uniting : Birleştirmek. Bitişmek. Bağlamak. Kaynaşmak. Evlenmek. Birleştirici. Birleşmek. Birlik olmak.

Integration : Bireylerin, kişilerin, toplumsal kümelerin ya da daha geniş toplumsal bütünlüklerin, davranış düzenlerinin vb. değişik ya da çatışan birimlerinin uyumlulaşıp karşılıklı bağımlılık içinde birleşmeleri süreci. Bir işlevin tümlevini hesaplama işlemi. Hızla kentleşen bir yerleşim yerinde, kente yeni gelenlerle orada eskidenberi oturmakta olanlar arasındaki kopukluğun ortadan kalkması, toplumsal ve ekonomik ilişkilerinin gelişmesi süreci. kente yeni göçmüş olanların yerleştikleri yeni kesimlerin, kentin bir parçası durumuna gelmesi süreci. Birleşme. Bütünleme. Tümlevleme. Tümleşme. Bütünleştirme. Tamamlama. Bütünleşme.

Consolidation : İktisat, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Katılaşma. Farklı hesapların birleştirilerek tek bir hesap haline getirilmesi. Borçları birleştirme. Konsolide etme. Birleştirme. Birleşim. Sertleşme. Ünite. Yerel yönetimlerin, özeksel yönetime, ona bağlı çeşitli kuruluşlara olan süresi dolmuş borçlarının uzunca bir süre için ertelenerek devletçe güvenceye bağlanması. bk. erteleyim.