Vertical merger türkçesi Vertical merger nedir
- (ekonomi) dikey birleşme.
- Dikey buluşma.
- İktisat alanında kullanılır.
- Dikey birleşme.
- Aramalı üreten firma ile bu aramalını kullanarak sonul mal üreten firmanın birleşmesi veya işbirliği için bir araya gelmesi. krş. yatay birleşme.
- Bir bileşen tedarikçisi şirketin bu bileşeni ürünlerinde kullanan başka bir şirketle birleşmesi (örneğin: bilgisayar imalatçısı bir şirketin mikroçip imalatçısı bir şirketi satın alması).
Vertical merger ingilizcede ne demek, Vertical merger nerede nasıl kullanılır?
Vertical : Eğikliği 90° olan katman. Yerçekimi doğrultusunda, çevrene dik doğrultuda bulunan. Dik. Düşey katman. Amudi. Dikey çizgi. Dikey. Düşey. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Vertikal.
Merger : Bir firma ya da şirketin bir diğeriyle birleşmesi. Kaynaşma. İki firma ya da şirketin, hukuki varlıklarını sona erdirerek, yeni yasal unvan altında bir araya gelmeleri sonucu, her türlü varlık ve yükümlülüklerin yeni oluşturulan firmaya devredilmesi ya da bu iki firmadan birinin diğerine katılması. İki veya daha çok şirketin birleşmesi. Füzyon. Katılma. Kaybolma. Birleşme. Yutma.
Vertical alignment : Düşey planda hizada. Dikey hizalama. Düşey hıza. Düşey hizalama.
Vertical angle : Dikey açı. Işıldaktan gelen ışınla sahne düzeyi arasındaki açı. Dik açı. Düşey açı.
Vertical angles : Dikey açılar. Düşey açı. İki hattın kesişmesiyle oluşan iki zır ve birbirine eşit açı. Düşey açılar.
Vertical asymptote : Dikey asimptot.
İngilizce Vertical merger Türkçe anlamı, Vertical merger eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vertical merger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Vertical integration : Bir malın veya hizmetin hem üretim araçlarının hem de dağıtımının bir kuruluş tarafından sahiplenilmesi. Dikey entegrasyon. Aynı yelpazede üretim ve pazarlama faaliyetleri olan şirketlerin bu yelpazede daha alan kontrolü yapabilmek amacıyla birleşmeleri. Dikey toplanma. Dikey bütünleşme.
Backward integration : Firmanın, aramalı satın aldığı firmaları ele geçirmesi ya da satın alması. Geriye doğru bütünleşme.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Vertical merger synonyms : a shift in demand, ability rent, a change in demand, vertical combination, ability to pay approach, abnormal budget receipts, a group shares, a shift in individual demand, abnormal budget.

Bu kısımda Vertical merger kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vertical merger ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vertical merger anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vertical merger ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.