Vertical integration türkçesi Vertical integration nedir
- Dikey birleşme.
- Dikey bütünleşme.
- Dikey entegrasyon.
- Aynı yelpazede üretim ve pazarlama faaliyetleri olan şirketlerin bu yelpazede daha alan kontrolü yapabilmek amacıyla birleşmeleri.
- Dikey toplanma.
- İktisat alanında kullanılır.
- Bir malın veya hizmetin hem üretim araçlarının hem de dağıtımının bir kuruluş tarafından sahiplenilmesi.
- Aramalı üreten firma ile bu aramalını kullanarak sonul mal üreten firmanın birleşmesi veya işbirliği için bir araya gelmesi. krş. yatay birleşme.
Vertical integration ingilizcede ne demek, Vertical integration nerede nasıl kullanılır?
Vertical : Dik. Düşey. Dikey. Düşey katman. Düşey düzlem. Düşey doğru. Dikey çizgi. Dik, dikey. Amudi. Tepede olan.
Integration : Bütünleşme. Bir işlevin tümlevini hesaplama işlemi. Ekonomi, fizik, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. İntegralleme. Tümleşme. Entegrasyon. Hızla kentleşen bir yerleşim yerinde, kente yeni gelenlerle orada eskidenberi oturmakta olanlar arasındaki kopukluğun ortadan kalkması, toplumsal ve ekonomik ilişkilerinin gelişmesi süreci. kente yeni göçmüş olanların yerleştikleri yeni kesimlerin, kentin bir parçası durumuna gelmesi süreci. Bireyler ya da küme üyelerinin ortak amaçlar çerçevesinde toplanarak bağlayıcı bir birlik oluşturmaları durumu. Bireylerin, kişilerin, toplumsal kümelerin ya da daha geniş toplumsal bütünlüklerin, davranış düzenlerinin vb. değişik ya da çatışan birimlerinin uyumlulaşıp karşılıklı bağımlılık içinde birleşmeleri süreci. Tümlevleme.
Vertical alignment : Dikey hizalama. Düşey planda hizada. Düşey hıza. Düşey hizalama.
Vertical angle : Dik açı. Işıldaktan gelen ışınla sahne düzeyi arasındaki açı. Düşey açı. Dikey açı.
Vertical angles : Dikey açılar. Düşey açı. İki hattın kesişmesiyle oluşan iki zır ve birbirine eşit açı. Düşey açılar.
Vertical asymptote : Dikey asimptot.
İngilizce Vertical integration Türkçe anlamı, Vertical integration eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vertical integration ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Vertical integration synonyms : vertical combination, ability rent, ability to pay approach, a change in supply, a pass through certificate, a change in individual demand, backward integration, abnormal budget, vertical merger, a shift in demand.

Bu kısımda Vertical integration kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vertical integration ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vertical integration anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vertical integration ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.