Messengers türkçesi Messengers nedir

Messengers ingilizcede ne demek, Messengers nerede nasıl kullanılır?

Primary messengers : Birincil haberciler. Hücreye haber ulaştıran ve hücre zarında belli bir reseptöre bağlanan hormon, nörotransmitter gibi kimyasal maddeler.

Secondary messengers : İkincil haberciler. Hücre yüzeyindeki reseptörlerin birincil habercilerle (hormon, nörotransmitter gibi) uyarılması sonucu hücre içinde teşekkül eden, miktarları artan ya da azalan ve hücrede belli bir cevabın verilmesini sağlayan halkasal adenozin monofosfat (camp), halkasal guanozin monofosfat (cgmp), diasilgliserol, inozitol trifosfat (ıp3) ve kalsiyum iyonları (ca2+) gibi bileşikler. sekonder haberciler.

Messenger airplane : Kurye uçağı.

Messenger boy : Ayakçı. Getir götür işlerine bakan çocuk.

Messenger pigeon : Posta güvercini. Heber güvercini.

Messenger rna : Dna üzerinde bulunan ve gen adı verilen belirli bir bölgeyle tamamlayıcılık gösteren, genetik bilginin protein yapısına aktarılmasında kalıplık görevi yapan, genetik mesajı kromozomlardan ribozomlara taşıyan aracı molekül, elçi rna, haberci rna, mrna, mesajcı ribonükleik asit. Mesajcı ribonükleik asit. Mesajcı rna. Özgül proteinlerin sentezi için dna’dan bilgiyi alan ve ribozomlara taşıyan tek sarmallı nükleik asit, elçi rna, mesajcı rna, mesajcı ribonükleik asit, mrna. Haberci rna. Mrna.

 

Special messenger : Özel haberci. Özel ulak.

Messenger : Elçi. Kılavuz kablo. Antik tiyatroda, yer birliğini bozmamak için, sahne dışındaki önemli bir olayı anlatan kişi. Haberci. Antik tiyatroda yer birliğini bozmamak için, sahne dışında geçen ve baş olgunun akış yönünden önemli (savaş sonucu, ölüm v.b.) olayları oyunun sonuna yakın bir yerde gelip anlatan kişi. haberci. Haber getiren kişi. Taşıyıcı kablo. Ulak. Resul.

Second messenger : Hormon gibi dış kaynaklı bir uyarana karşı hücre içinde üretilen camp ve cgmp gibi moleküller. İkinci haberci. İkinci ulak.

Express messenger : Özel kurye. Özel ulak.

İngilizce Messengers Türkçe anlamı, Messengers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Messengers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Runner : Kızak demiri. Yarışçı. Kaçakçı. Yarış atı. Simsar. Palanga ipi. Uzun ve ensiz masa örtüsü. Çığırtkan. Sürüngen sap. Ayak işlerini yapan kimse.

Traveler : Bkz.traveller. Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Seyahat eden. Seyahat eden kimse. Pazarlamacı. Gezgin. Seyyah. Transbordör. Gezmen. Seyyar iskele.

Trumpeter : Borazancı. Borucu. Tellal. Trompetçi. Borazancı kuşu (g. amer.). Trompet çalıcısı.

Foreruns : Tahmin etmek. Cet. Önde gitmek. Kehanette bulunmak. Önde koşmak. Belirtisi olmak. Önceden göstermek. Müjdeci. Önce gelmek.

Summoner : Mübaşir. Davalıyı davacıyı ve avukatları mahkeme salonuna çağıran görevli.

Despatchers : Mesaj veya eşya gönderen kimse. Tren ve diğer türlü ulaşım araçlarının kalkışını kontrol eden kimse.

 

Heralding : Haber vermek. Müjdelemek. İlan etmek. Bildirmek. Yayınlamak. Hanedan armacısı. Selamlamak. Takdim etmek. Müjdecisi olmak.

Deliverer : Kurtarıcı. Kargo görevlisi. Dağıtıcı. Temin eden. Kargocu. Teslim eden kimse. Sağlayan. Dağıtım yapan kişi. Kurtarıcı kişi.

Couriers : Ajan. Grup lideri. Kargoya vermek. Özel ulak. Turist rehberi. Rehber.

Call boy : Otel uşağı. Teslimatçı çocuk. Kondüvit. Konakçı uşağı. Sahneye çıkma sırası gelen kişileri uyarmakla görevli kimse.

Messengers synonyms : process server, carrier, harbinger, summoners, courier, errand boy, forerunners, delivery boy, messenger boy, forerunner, runners, traveller, herald, despatch rider, auspicate, conveyor, conveyer, deliverers, forerun, carriers, bearer, deliveryman, despatcher, messenger, harbingers, dispatch rider.