Trumpeter türkçesi Trumpeter nedir

Trumpeter ingilizcede ne demek, Trumpeter nerede nasıl kullanılır?

Trumpeter swan : Yabani kuğu.

Brazilian trumpeter : Brezilya borazancısı.

Trumpeters : Borazan kuşugiller. Kuşlar (aves) sınıfının, bataklık kuşları (grallae) takımından, güney amerika'da yaşayan, kanatları ve kuyrukları kısa, boyunları ve bacakları uzun kuşları içine alan bir familya. Trompetçi. Trompet çalıcısı. Borazancı kuşu (g. amer.). Tellal. Borazancı.

Trumpeted : Boru çalmak. Yaymak. Boru gibi ses çıkarmak. Borazan. Trompet çalmak. Boru sesi. Trompet. İlan etmek. Bağırmak (fil). Boru çalarak ilan etmek.

Trumpet creeper : Borulu hanımeli.

Speaking trumpet : Megafon.

Trumpet section : Boru kesiti.

Trumpet major : Trompet bandosu.

Ear trumpet : Kulak borusu. Kulak borusu (cihaz).

Trumpet player : Trompetçi.

İngilizce Trumpeter Türkçe anlamı, Trumpeter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trumpeter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fitter : Montör. Tesisatçı. Ajüstör. Makine montajcısı. Tesviyeci. Montajcı. Prova eden terzi. Makastar.

Couriers : Ajan. Grup lideri. Turist rehberi. Rehber. Kurye. Özel ulak. Kargoya vermek. Ulak.

 

Harbingers : İşaret. Müjdeci. Müjdelemek. Müjde. Alamet. Haber vermek.

Bellman : Çan çalan tellal. Valiz taşıyan otel görevlisi.

Bellmen : Valiz taşıyan otel görevlisi.

Player : Çalan kimse. Çalgıcı. Kumarbaz. Oyuncu. Aygıt. Çalgı çalan kimse. Sporcu. Oyunluktaki belli kişiyi canlandırma işini yapan kimse. oynamak işini gerçekleştiren kişi. Eğlenceyle vakit geçiren kimse. Aktör.

Cornetist : Kornet çalan kimse. Kornetçi. Kornet çalan.

Auspicate : İşaret. Başarı ve iyi şans getirmesi için belirlenmiş törenle başlamak. Başlamak. Belirti. Emare.

Broker : Simsar. Kendi adına alım ve satımda bulunamayan ancak alıcı ile temsilci arasındaki pay ve borç belgitleri alım ve satımına aracı olan kişi. Acenta. Aracı simsar. Komisyoncu. Tefeci. İşgüder. Aracı. Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine yüzdelik karşılığı aracılık eden gerçek veya tüzel kişi.

Messenger : Haber getiren kişi. Antik tiyatroda yer birliğini bozmamak için, sahne dışında geçen ve baş olgunun akış yönünden önemli (savaş sonucu, ölüm v.b.) olayları oyunun sonuna yakın bir yerde gelip anlatan kişi. haberci. Kılavuz kablo. Müstahdem. Resul. Kurye. Taşıyıcı kablo. Antik tiyatroda, yer birliğini bozmamak için, sahne dışındaki önemli bir olayı anlatan kişi.

Trumpeter synonyms : pipefitter, pipelayer, despatcher, courier, middlemen, auctioneer, herald, heralding, middleman, crier, criers, musician, despatchers, fitters, buglers, town crier, trumpet player, forerunners, call boy, dispatch rider, trumpeters, plumbers, bugler, harbinger, forerunner, plumber, instrumentalist, foreruns, forerun, despatch rider, brokers.

Trumpeter ingilizce tanımı, definition of Trumpeter

Trumpeter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who sounds a trumpet.