Metastases türkçesi Metastases nedir

  • Kanser hücrelerinin bir organdan diğerine geçmesi.
  • Başka organlara bulaşma.
  • Yayılma.
  • Metastaz.

Metastases ingilizcede ne demek, Metastases nerede nasıl kullanılır?

Metastase : Metastaz. Kötü huylu tümör hücrelerinin (kanserli hücreler), salgıladığı enzimle etrafındaki kapsülü eriterek damarı geçmesi ve vücudun herhangi bir yerinde tekrar yerleşip çoğalabilmesi olayı.

Metastasis : Atlayım. Metastaz. Yayılma. Metastas. Mikroorganizmaların veya tümör hücrelerinin i bir organdan veya vücudun bir bölümünden diğerine taşınması veya aktarılması. hastalığın bir organdan diğer bir organa geçmesi. birincil odak dışında patojen mikroorganizmaların ve anormal hücrelerin üremesi sonucu biçimlenen üreme odağı. Değişme. Başka organlara bulaşma. Kanserin yayılması. Bir enfeksiyonun bir organdan diğerine geçmesi.

Metastasise : Hastalık yayıcı hücrelerin kan dolaşımı yoluyla vücudun bir bölümünden diğerine geçmesi. Bir organdan diğerine bulaşmak (enfeksiyon). Metastasize.

Metastasize : Hastalık yayıcı hücrelerin kan dolaşımı yoluyla vücudun bir bölümünden diğerine geçmesi. Bir organdan diğerine bulaşmak (enfeksiyon).

Metastasized : Vücudun bir bölümünden diğerine geçmiş (hastalık yayıcı hücre).

Metastable phase : Yarı dengeli faz. Yarıdengeli evre. Yarı kararlı faz. Yarıkararlı faz.

 

Metastatic : Metastatik. Metastazla ilgili, metastaza ait, metastaz sonucu oluşan.

Metastasizes : Hastalık yayıcı hücrelerin kan dolaşımı yoluyla vücudun bir bölümünden diğerine geçmesi. Bir organdan diğerine bulaşmak (enfeksiyon).

Metastable carbide : Yan dengeli karbür. Yarıkararlı karbür. Yarıdengeli karbür. Yarı kararlı karbür.

Metastability : Yarıdengelilik. Yarı dengelilik. Yarı kararlılık. Yarıkararlılık.

İngilizce Metastases Türkçe anlamı, Metastases eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Metastases ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Metastase : Kötü huylu tümör hücrelerinin (kanserli hücreler), salgıladığı enzimle etrafındaki kapsülü eriterek damarı geçmesi ve vücudun herhangi bir yerinde tekrar yerleşip çoğalabilmesi olayı.

Circulation : Dolaşım (kan veya hava için). Dolaşım. Piyasadaki para miktarı. Bir sıvının, kanın veya sitoplazma gibi sıvı içeren yapıların bir kanal içinde bir yönde sürekli hareketi, sirkülasyon. Devridaim. Kitaplıktan dışarı çıkarılmasında sakınca görülmeyen gereçleri, belirli bir süre için, kitaplık dışında yararlanmak üzere okura verme. Devretme. Ödünç verme. Tedavül (para için). Akıntı.

Metastasize : Hastalık yayıcı hücrelerin kan dolaşımı yoluyla vücudun bir bölümünden diğerine geçmesi. Bir organdan diğerine bulaşmak (enfeksiyon).

Creepages : Kayma. Kaçak yolu. Dağılma. Sızıntı. Akış.

Metastasis : Göçüm. Atlayım. Kanserin yayılması. Metastas. Değişme. Mikroorganizmaların veya tümör hücrelerinin i bir organdan veya vücudun bir bölümünden diğerine taşınması veya aktarılması. hastalığın bir organdan diğer bir organa geçmesi. birincil odak dışında patojen mikroorganizmaların ve anormal hücrelerin üremesi sonucu biçimlenen üreme odağı.

 

Diffusion : Yeniliklerin piyasada ve piyasa dışı kanallarda yayılma biçimi. Akışkan molekül ya da yükünlerinin, üzerlerindeki erke nedeniyle sürekli ortamda genel aktarım biçimi. Bir uçunun, bir sıvının ya da bir çözeltinin özdeciklerinin devinimleri yüzünden tektürelleşmesi. Yayın. Molekül, iyon gibi taneciklerin yüksek yoğunluklu bir alandan düşük yoğunluktaki bir alana doğru net akışı. derişim farkı artışı, moleküllerin küçük oluşu, difüzyon bölgesinin yüzey alanının büyük olması, ısı artışı gibi faktörler difüzyon hızını artırır. Yayılım. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dağılma. Doğrultulu bir ışınımın bir ortamdan geçerek ya da bir yüzeyden yansıyarak uzaysal dağılışının değişmesi ve birçok doğrultulara yayılması. Difüzyonizm.

Being opened : Açılmış olma. Serilme. Açılma.

Deployments : Savaş düzeni alma. Konuşlandırma. Açılma. Plana göre yerleştirme. Serme. Konuşlanma. Mevzilenme. Dağıtım. Yerleştirme.

Diffusing : Tamim. Dökmek. Nüfuz etmek. Yaymak. Dağıtmak. Dağılmak. Karıştırmak. Yayılmak.

Spread : Uzatma. Kar oranı. Şölen. Kenara çekilmek. Sapma (balistik). Sıçramak. Ziyafet. Örtmek. Ara. Sermek.

Metastases synonyms : pathological process, pathologic process, creepage, deploying, creeps, distribute, deployment, contagion, contagions, diasporas, creep, aberration, diaspora.

Metastases zıt anlamlı kelimeler, Metastases kelime anlamı

Gather : Dermek. Seçmek. Bir araya getirmek. Büyümek. Büzmek (dikiş). Toplamak. Bir araya gelmek. Tutmak. Biriktirmek.