Methodic türkçesi Methodic nedir

Methodic ile ilgili cümleler

English: Ali is very methodical.
Turkish: Ali çok sistemli.

English: Ali is methodical.
Turkish: Ali metotlu.

English: Ali is quite methodical.
Turkish: Ali oldukça sistemli.

English: I'm methodical.
Turkish: Ben metotluyum.

English: Ali works methodically.
Turkish: Ali düzenli olarak çalışır.

Methodic ingilizcede ne demek, Methodic nerede nasıl kullanılır?

Methodic necropsy method : Metodik nekropsi yöntemi. Yerleşim ve görev yönünden ilişkili organların birlikte çıkarılması, ilkesine dayanan kadavra inceleme yöntemi.

Methodical : Usule uygun. Metodlu. Methodik. Metotlu. Nizamlı. Metodik. Sistemli. Yöntemli. Düzenli. Jüyeli.

Methodical arrangement : Metodlu düzenleme.

Methodically : Düzenli olarak. Metodlu olarak.

Methodicalness : Metodluluk.

Unmethodically : Düzensiz bir tarzda. Metadolij şekilde olmayan. Rasgele bir şekilde.

Methodized : Sistemleştirmek. Düzenlemek.

Methodize : Düzenlemek. Düzene sokmak. İntizam vermek. Sistemleştirmek.

Methodists : Bir protestan mezhebi üyesi. Metodist.

Immethodical : Metodsuz. Sistematik olmayan. Metotlu olmayan. Karışık.

İngilizce Methodic Türkçe anlamı, Methodic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Methodic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Solution : Halletme. Çözünen ve çözücüden oluşan tektürel, karışım. İlaçların su, alkol, yağ ve diğer çözücülerde çözdürülmesiyle hazırlanan ilaç biçimi, solüsyon. Çözüm yolu. Ara verme. Mahlul. Çare. Fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Solüsyon. Çözelti.

Method of choice : Seçme yöntemi.

System : Şebeke. Yapı. Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi. Yerbilimin zaman birimlerine ilişkin bir dönem süresince oluşmuş katman topluluğu. Nizam. Katman. Sistem. Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü. Aralarında karşılıklı işlevsel bağlılıklar bulunan bir dizi öğenin oluşturduğu bütünlük. Dizge.

Know how : Usulünü bilmek. Yolunu bilmek. Know-how. Bir alanda sahip olunan uzmanlık. Bilgi. Bulgu belgesine bağlanamayan teknik bilgiler. Teknik uzmanlık. Bir firmanın üretim teknolojisi veya işletme yönetimiyle ilgili olarak edindiği bilgi ve beceriler bütünü. Yöntem bilgisi. Nitelikleri gereğince, belgeye bağlanma olanağı bulunmayan, yalnızca anlaşma konusu olabilen teknik bilgiler.

Pedagogy : Eğitimbilim. Eğitim bilimi. Pedagoji. Eğitbilim. Eğitimin amaçlarını, ilkelerini, yöntem ve düzgülerini inceleyen ve eğitim çalışmalarını kurallara bağlayan bilim. öğretmenlik sanatı, uygulaması ya da mesleği için gerekli bilgi ve becerileri kazandıran bilim dalı.

Methodical : Usule uygun. Methodik. Muntazam. Yöntemli. Metodik. Nizamlı. Jüyeli. Sistemli. Metodlu.

 

Teaching method : Öğrencilerin özellikleri, ders araç ve gereçleri ile tüm öğrenme durumu göz önünde tutularak saptanan ve izlenen mantıklı yol. öğretim etkinliklerinin düzenlenmesi ve öğretim gereçlerinin kullanılması bakımından ölçünleşmiş olan yol. Öğretim metodu. Öğretim yöntemi.

Technicolor : Technicolor. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Teknikolor. Renkli sinema filminin ticari ismi. Özel yapılı bir alıcıda aynı zamanda kullanılan üç ayrı duyarkat üzerine aynı konunun üç ayrı renkteki görüntülerinin saptanmasına, bu üç negatiften birer kalıp oluşturulmasına, bu kalıplar yardımıyla üç ayrı rengin tek pozitifte birleştirilmesine dayanan renkli film işlemi. (1951'de tek kuşak renkli negatifler çıkınca bu özel yapılı alıcıya gerek kalmadı. geniş görüntülük işlemleri gelişince technicolor işlemi bunlarla birleşerek technirama, techniscope gibi renkli geniş görüntülük işlemleri ortaya sürüldü).

Wrinkle : İpucu. Kırışıklık. Kırışmak. Buruşmak. Büzüşmek. Buruşturmak. Kırıştırmak. Pörsümek. Çatmak. Kırışık.

Methodology : Yöntembilim. Bilimsel bilgi üretme sürecine ilişkin yöntem ve yordamların ilke ve kurallarını inceleyen bilgi dalı. Bilgisayar, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yöntem bilim. Metodoloji. Yöntem bilimi. Bilimsel bilgi elde etmenin ve dünyayı değiştirmenin yöntemlerini inceleyen bilgi dalı. belli bir bilimin kullandığı inceleme yöntemlerinin toplamı. Yöntembiiim. Yöntembilimi. Öğretimde kullanılan yöntemlerin niteliği, yeri ve türlerine ilişkin kuram. araştırma ve incelemelerde baş vurulan yöntemler ile yolları uğraşı konusu yapan mantık kolu.

Methodic synonyms : system of rules, statistical procedure, statistical method, mnemonics, organized, technique, pedagogics.

Methodic zıt anlamlı kelimeler, Methodic kelime anlamı

Disorganized : Karıştırılmış. Karışık. Tertipsiz. Dağınık. Düzensiz. Aksak. Altüst olmuş.

Unmelodious : Melodik olmayan. Ahenksiz.

Methodic ingilizce tanımı, definition of Methodic

Methodic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Disposed in a suitable manner, or in a manner to illustrate a subject, or to facilitate practical observation. As, the methodical arrangement of arguments. A methodical treatise. Arranged with regard to method.