Midriffs türkçesi Midriffs nedir
- Diafram.
- Karınzarı.
- Diyafram.
Midriffs ingilizcede ne demek, Midriffs nerede nasıl kullanılır?
Midriff : Diafram. Diyafram. Karınzarı. Anat.diyafram.
Midrib : Yaprak orta damarı. Yaprağın orta damarı. Petek bölümü.
Midribs : Petek bölümü. Yaprağın orta damarı. Yaprak orta damarı.
Midrange : Orta vade. Orta aralık.
Midranges : Orta aralık. Orta vade.
Midrash : İbranice kutsal metinlerin yahudi bilginlerce ayet ayet yorumu ve açıklaması.
Chromidrosis : Renkli öz veya ter salgılaması.
Talmud and midrash : Tevrat ve yahudi kurallarının tevratsal açıklaması (sözlü kurallar ve efsaneler). Tevrat ve eski ahit tefsirleri.
Upper midrange : İnce-orta. Frekansı genellikle 650hz ve 1.300hz arası olarak kabul edilen, yüksek-orta frekanslı ses.
Midrash rabbah : Hz. musa'nın beş kitabı ve beş parşömen'in yorumlarının toplanmış hali.
İngilizce Midriffs Türkçe anlamı, Midriffs eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Midriffs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
[#membran Membrane] : Zar. Örtenek. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Membran. Perde. Çeper. Hücre zarı. bir dokuyu saran ince tabaka. dokunun çeşitli tabakalarını ayıran kat. hücre içi organelleri saran kılıf. membran. Bir yüzeyi örten, bir boşluğun iç yüzünü döşeyen veya iki oluşum arasında bölme oluşturan ince doku tabakası, cidar, çeper, membran. Gışa. Kaplama.
Torso : Gövde. Gövde heykeli. Heykel gövdesi. İnsan gövdesi. Ve başsız insan vücudu. Gövde (insana ait). Kolsuz ve başsız gövde. Kolsuz. Yarım kalmış çalışma. Bacaksız.
Iris diaphragm : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık düzengeci. Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek. İris diyaframı.
Iris : Gökkuşağı. Işıldakların bir takısı. bir çerçeveye oturtularak takılan diyafram yuvarlak biçimdedir; iç tarafında birbirinin üzerine kayarak ya da birbirinin üzerinden açılarak yuvarlağın çapını büyülten ve küçülten yaprakları vardır. bununla sahne üzerindeki aydınlatma alanı genişletilip daraltılabilir. Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek. Süsengiller (ıridaceae) familyasından, rizomlu ya da soğanlı, kılıçsı yapraklı, mavi, mor, beyaz, kahverengi gibi renklerde çiçekleri olan, mezarlıklarda, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak da yetiştirilen, çok yıllık bitkiler. nevruz. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Işık düzengeci. Alıcının önünde yer alan, çember biçiminde büyüyüp küçülen, özellikle noktalı açılma-kararmayı gerçekleştirmekte kullanılan örtü çeşidi. Süsen çiçeği. Gökkuşağı taşı ıris. Göz merceğini kısmen örten, ortasında göz bebeği (pupilla) denen bir açıklık bulunan damar tabakanın bir kısmı, koroit uzantısı.
Midriff : Anat.diyafram.
Midsection : Karın. Midseksiyon. Orta kısım. Göbek.
Diaphragms : Zar. Böleç. Işık bebeği. Membran. Fotoğraf makinesi. Mercek perdesi.
Trunk : Telefon hattı. Böceklerde (ınsecta), halkalı solucanlarda (annelida), nemertinlerde (nemertina) beslenme için kullanılan, başın önünde boru şeklindeki yapı. memelilerde, fildeki gibi uzamış olan burun. probosis. Yolcu taşıyan araçlarda yolcu yükünün konduğu kapalı ya da açık bölüm. Araba bagajı. Bacaksız ve kafasız insan vücudu. Anayol. Bağlantı noktası. Şehirlerarası konuşma. Bavul. Bağlantı noktası (bilişim veya bilgisayar terimi).
Diaphragm : Basaç zarı. Memelilerde, akciğerlerde gaz alış verişini kolaylaştıran, göğüs boşluğu ile karın boşluğunu ayıran kas ve tendon tabakası. Böleç. Bir doğum kontrol aygıtı. Işıldakların bir takısı. bir çerçeveye oturtularak takılan diyafram yuvarlak biçimdedir; iç tarafında birbirinin üzerine kayarak ya da birbirinin üzerinden açılarak yuvarlağın çapını büyülten ve küçülten yaprakları vardır. bununla sahne üzerindeki aydınlatma alanı genişletilip daraltılabilir. Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek. Irakgörürlerde, fotoğraf makinelerinde nesne merceği açıklığını büyütüp küçülten düzen. Titreşerek ses üreten ince metal yaprak. Biyoloji, fizik, uzay, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Phrenes : Frenes.
Midriffs synonyms : muscle system, muscular structure, musculature, tissue layer, lens aperture, f stop, peritoneums, region, body, peritoneum, middle, peritonaeum, diaphragma, area, diaphragm clutch, diaphragme.

Bu kısımda Midriffs kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Midriffs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Midriffs anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Midriffs ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.