Mineral oil türkçesi Mineral oil nedir

  • Yeryağından elde edilen parafin yağları ya da onların türardışıkları.
  • Madeni yağ.
  • Mineral yağı.
  • İşlenmemiş yeryağının ağır molekül yapılı bölümlerinden elde edilen ve kimi katkılarla kullanıma daha uygun duruma getirilen yağlama yağı.
  • Mineral yağ.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Petrol yağı.
  • Madensel yağ.

Mineral oil ingilizcede ne demek, Mineral oil nerede nasıl kullanılır?

Mineral : Mineral. Madeni. Madensel. Maden. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Anorganik tepkimelerle oluşmuş, belirli bir kimyasal yapısı olan doğal bileşikler. (bu terim fosilleşmiş kimi organik karışımlar için de kullanılır.). Maden filizi. Organik olmayan homojen katı madde. Temel organik yapıyı oluşturan karbon, hidrojen, oksijen ve azot dışındaki elementler. yaşam için gerekli olan inorganik yem elementleri.

Oil : Yağlamak. Bağıl devinimli parçalar arasına konarak kaymayı kolaylaştıran, sürtünme ve aşınmayı azaltan kaygan sıvı. Küspe. Yağ sürmek. Yağlıboya. Pohpohlamak. Zeytinyağı. Uzun zincirli organik asitlerin gliserinle oluşturdukları sıvı ya da katı ester. sürtünmeyi azaltma görevi yapan çeşitli özdeklere verilen ad. Gaz. Yağcılık yapmak.

Mineral acid : Anorganik asit. Mineral asit.

Mineral alkali : Sodyum karbonat.

 

Mineral blocks : Çiftlik hayvanlarının ahır veya daha çok mera beslenmesinde kullanılan, mineral madde eksikliklerini gidermek amacıyla yapılan ve çeşitli yapıştırıcı maddeler yardımıyla kalıp durumunagetirilen ek yem maddeleri. Mineral blokları.

Mineral carbon : Grafit.

İngilizce Mineral oil Türkçe anlamı, Mineral oil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mineral oil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Additive : Toplamsal. Katkı. Eklenecek. Katık. Ek katkı. Katılan kimyasal madde. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. İlave. Katılacak.

Aliphatic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.

Additive properties : Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler. Eklenik özellikler.

Active metals : Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller. Aktif metaller. Etkin metaller.

Acidimetry : Asidimetri. Asitölçüm. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asidimetre. Asit ölçme. Asitimetre. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asit ölçümü.

Shale oil : Şist yağı. Şist yatağı.

Alicyclic compounds : Alisiklik bileşik. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.

Active passive metal : Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım. Etkin-edilgin metal.

 

Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.

Petrolatum : Parafin yağı. Vazelin. Mineral jöle. Petrol jölesi. Petrolatum. Petrol merhemi. Saf vazelin. Vazelin (saf).

Mineral oil synonyms : alcohols, alabaster, acier inoxydable, acid radical, alcoholometry, acid salt, rock oil, activated coal, liquid petrolatum, petroleum, aldehydes.