Miniature türkçesi Miniature nedir

Miniature ile ilgili cümleler

English: He stared at the faithful miniature of the dinosaur.
Turkish: O, dinozorun sadık minyatürüne baktı.

English: Ali and Mary played miniature golf.
Turkish: Ali ve Mary minyatür golf oynadılar.

English: They played miniature golf.
Turkish: Minyatür golf oynadılar.

Miniature ingilizcede ne demek, Miniature nerede nasıl kullanılır?

Miniature bull terrier : İngiltere’den köken alan, ingiliz boğa teriyeriyle aynı özellikleri taşıyan, ancak idaresi daha kolay olan bir boyuta indirgenmesi amacıyla yapılan çalışmalar sonucu geliştirilmiş, güçlü yapısı, kare şeklinde simetrik vücudu, etkin ve zeka dolu davranışlarıyla tamamen ingiliz boğa teriyerinin küçük versiyonu olan, özellikle insanlara eşlik etmesi amacıyla yetiştirilen köpek ırkı. Minyatür boğa teriyeri.

Miniature camera : Minyatür kamera. 35 mm'lik veya daha dar bir film kullanan fotoğraf makinesi.

Miniature cap : Ufak boyutlu (e 14, e 10 vb.) lamba dibi. Ufak dip.

Miniature golf : Minyatür golf. Minigolf.

Miniature pinscher : Minyatür pinşır. Almanya’dan köken alan ve almanya’daki teriyer ırklarından geliştirilen, çiftliklerdeki fare nüfusunu kontrol altına almak için kullanılmış, küçük, kompakt, adaleli ve zarif yapılı, ön bacaklar yere dik basan ve birbirine paralel olan, patileri küçük ve kediye benzeyen, çenesi güçlü, dişler makas şeklinde kapanan, gözler parlak koyu renkli ve oval, tüyleri kısa ve bakımı kolay, rengi siyah ve ten rengi veya kahverengi, adımlarını kendine özgü bir biçimde yüksek atan, kendine güvenen, başına buyruk, mağdur, aşırı cesur ve havlamayı seven bir yapıda, günümüzde parlak karakteri ve zekası sayesinde aranan bir eşlik köpeği haline gelen, bekçi köpeği olarak ve itaat yarışmalarında da kullanılan köpek ırkı.

 

Miniature score : Minyatür nota. Genellikle, bir konseri notadan izlemek amacıyla bir ezginin ya da büyük bir yapıtın küçültülerek basılan notası.

Miniatures : Minyatür.

Foreground miniature : Tümler maket. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tutumsal nedenlerden dolayı bütünü yapılmamış bir bezemin eksik kalan bölümünü gösteren, alıcıdan belirli bir uzaklığa yerleştirildiğinde, gerçek bezemin eksik bölümünü bütünleyen çok ufak maket.

Slide miniature : Küçük slayt.

Miniature title bar : Minyatür başlık çubuğu.

İngilizce Miniature Türkçe anlamı, Miniature eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Miniature ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bittiest : Parçalı. Bölüm bölüm. Kısım kısım. Parçalardan oluşan. Minik. Minicik.

Smallish : Ufacık. Ufakça. Küçükçe.

Midget : Mini. Minicik. Akkor ışıldak. Ufak yapılı kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Cep denizaltısı. Akkor ışık veren güçlü ışıldak. Cüce. Tıfıl.

 

Peewees : Küçümen.

Minuscules : Ufacık. Çok küçük parça. Küçük harfle yazılı. Minüskül. Cüzi. Küçük harfle el yazısı. Küçük harf.

Cameo : Kabartma hak. İşlemeli akik. Renkli kabartma. Kabartmalı değerli taş. Küçük rol (filmde). Küçük rol.

Infinitesimal : Sonsuz küçük değer. Bölünemeyecek kadar küçük. Son derece küçük. Ölçülemeyecek kadar küçük. İnfinitezimal. Sonsuzküçük. Parçalara ayrılamayan. Sonsuz küçük.

Smallest : En küçük.

Compact : Kompakt. Az yer kaplayan. Sözleşmek. Sıkıştırmak. Sıkılaştırmak. Küçük otomobil. Sözleşme yapmak. Pekiştirmek. Pudra kutusu. Sözleşme.

Miserly : Hasis. Cimri. Pintilik. Cimrice. Tamahkar. Pinti.

Miniature synonyms : dinky, atomic, child, biddies, lilliputians, teeny weeny, skimpy, cameoing, minuscule, beans, chalet, microscopic, faint, ickle, tiniest, dinkey, bantams, cairn terrier, small, bitty, miniscule, lilliputian, chalets, little, miniatures, bittier, fractional, minute, copy, vest pocket, subminiature, diminutive, toy.

Miniature zıt anlamlı kelimeler, Miniature kelime anlamı

Large : İri. Koca. Kocaman. Büyük (servet). Büyük. Geniş. Büyücek. Kalabalık (aile). Çok. Bol.

Big : Ünlü. İri. Popüler. Kocaman. Önemli. Büyük.

Miniature ingilizce tanımı, definition of Miniature

Miniature kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In modern times, any very small painting, especially a portrait. As, a miniature copy. Much reduced from the reality. To represent or depict in a small compass, or on a small scale. Being on a small scale. Originally, a painting in colors such as those in mediæval manuscripts.