Miserably türkçesi Miserably nedir

  • Berbat şekilde.
  • Sefil bir halde.

Miserably ile ilgili cümleler

English: I failed miserably.
Turkish: Ben berbat şekilde başarısız oldum.

English: My plans failed miserably.
Turkish: Planlarım berbat bir şekilde başarısız oldu.

English: Ali failed miserably.
Turkish: Ali sefil bir halde başarısız oldu.

English: The government's policies failed miserably.
Turkish: Hükümetin politikaları berbat bir şekilde başarısız oldu.

English: It was because of her that he lived so miserably.
Turkish: O, ondan dolayı çok sefil bir halde yaşadı.

Miserably ingilizcede ne demek, Miserably nerede nasıl kullanılır?

Failed miserably : İnanılmaz berbat şekilde başarısız olan. Berbat bir şekilde çuvallayan. Beklentilerin çok gerisinde kalan. Son derece başarısız olan.

Miserable : Alçakça (davranış). Acınacak halde. Acınası. Dertli. Perişan. Sefalet çeken. Zavallı. Berbat. Sefil. Bedbaht.

Miserableness : Mutsuzluk. Kötülük. Berbatlık. Perişanlık. Sefillik.

Becoming miserable : Zavallı hale gelme. Sefalet içinde olma. Zavallılaşma. Mutsuz hissetmeye başlama. Sefalet çekme.

Drag out a miserable existence : Sürünerek yaşamak.

Commiserates : Başsağlığı dilemek. Derdini paylaşmak. Kederini paylaşmak. Merhamet etmek. Acısını paylaşmak. Acımak.

 

Commiserated : Kederini paylaşmak. Merhamet etmek. Acımak. Derdini paylaşmak. Acısını paylaşmak. Başsağlığı dilemek.

Feel miserable : Berbat hissetmek. Perişan hissetmek.

Commiseration : Teselli. Acıma. Merhamet. Derdine ortak olma. Derdini paylaşma. Acısını paylaşma.

Commiserations : Merhamet. Derdini paylaşma. Acıma. Teselli. Acısını paylaşma. Derdine ortak olma.

Miserably ingilizce tanımı, definition of Miserably

Miserably kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Wretchedly. Calamitously. Unhappily. Meanly. In a miserable.