Miserable türkçesi Miserable nedir
- Alçakça (davranış).
- Zavallı.
- Bedbaht.
- Acınacak halde.
- Berbat.
- Acınası.
- Sefalet çeken.
- Sefil.
- Kötü.
- Dertli.
- Perişan.
- Çok kötü.
- Mutsuz.
Miserable ile ilgili cümleler
English: Ali remained miserable in his marriage.
Turkish: Ali evliliğinde mutsuz kalmıştır.
English: Ali is having a miserable time.
Turkish: Ali sefil bir zaman geçiriyor.
English: He lives a miserable life.
Turkish: Sefil bir hayat yaşıyor.
English: Because of her, he lived a miserable life.
Turkish: Onun yüzünden,sefil bir hayat yaşıyor.
English: He had to lead a miserable life for many years.
Turkish: O yıllarca sefil bir hayat sürdürmek zorunda kaldı.
Miserable ingilizcede ne demek, Miserable nerede nasıl kullanılır?
Drag out a miserable existence : Sürünerek yaşamak.
Make life miserable for : Birine çok çektirmek. Birinin ensesinde boza pişirmek.
Becoming miserable : Zavallılaşma. Sefalet çekme. Mutsuz hissetmeye başlama. Sefalet içinde olma. Zavallı hale gelme.
Feel miserable : Berbat hissetmek. Perişan hissetmek.
Miserableness : Perişanlık. Mutsuzluk. Berbatlık. Sefillik. Kötülük.
Failed miserably : Beklentilerin çok gerisinde kalan. Son derece başarısız olan. İnanılmaz berbat şekilde başarısız olan. Berbat bir şekilde çuvallayan.
Commiserates : Başsağlığı dilemek. Kederini paylaşmak. Merhamet etmek. Derdini paylaşmak. Acımak. Acısını paylaşmak.
Commiserate with : Acıya ortak olmak. Acısına ortak olmak. Acısını paylaşmak. -in derdini paylaşmak.
Commiseration : Derdine ortak olma. Teselli. Acıma. Derdini paylaşma. Acısını paylaşma. Merhamet.
Commiserable : Acınacak. Acınası.
İngilizce Miserable Türkçe anlamı, Miserable eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Miserable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Badly : Berbat bir şekilde. Fena bir şekilde. Fena halde. Çok. Şiddetle. Fena. Kötüce. Kötü bir şekilde.
Dipstick : Yağ ölçme çubuğu. Yağ çubuğu. Ölçme çubuğu. Seviye çubuğu. Gösterge çubuğu. İdiyot. Daldırmalı düzey ölçeği. Salak. Ölçü mastarı.
Infelicitous : Nahoş (söz veya davranış). Hoşnutsuz. Yersiz. Münasebetsiz. Uygunsuz. Talihsiz.
Plaintive : Ağlamaklı. Hazin. Acıklı. Dokunaklı. Yaslı. Hüzün dolu. Sızlanan. Hüzünlü.
Unhappy : Aksi. Uygunsuz. Keyifsiz. Münasebetsiz. Yersiz. Kederli. Kahırlı. Boynu bükük. Beceriksiz.
Crestfallen : Kırgın. Meyus. Mahzun. Başı önüne eğilmiş. Üzgün. Düş kırıklığına uğramış. Yılgın. Kederli. Süngüsü düşük.
Distressed : Kahırlı. Şanssız. Sıkıntılı. Yoksul. Üzüntülü. Fakir. Yıpranmış. Talihsiz. Sıkkın.
Uncheerful : Sevinli olmayan. Neşesiz. Neşeli olmayan.
Appaling : Korkutmak. Dehşete düşmek. Şok veya korkuya neden olan. Şoka uğratmak. Şok edici. Dehşete düşüren. Sarsmak. Şoke etmek.
Indigent : Muhtaç. Yoksul. Fakir. Züğürt.
Miserable synonyms : disordered, starcrossed, sorrier, atrocious, baneful, joyless, sorriest, deadbeats, dire, deplorable, godforsaken, awful, accursed, diabolical, desolate, piteous, commiserable, blacker, poverty stricken, adverse, calamitous, indigents, deadbeat, low down, poorer, forlorn, beastlier, distraught, pathetically, dipsticks, abominable, barfy, low.
Miserable zıt anlamlı kelimeler, Miserable kelime anlamı
Happy : Çakırkeyif. Ongun. Yerinde. Kutlu. İyi. Mutlu. Şen. Memnun. Şad. Sevindirici.
Estimable : Kıymetli. Değeri kestirilebilir. Sayın. İtibarlı. Değerli. Mümtaz. Saygıdeğer. Muhterem.
Miserable ingilizce tanımı, definition of Miserable
Miserable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Wretched. A miserable person. Very unhappy.

Bu kısımda Miserable kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Miserable ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Miserable anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Miserable ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.