Miss the opportunity türkçesi Miss the opportunity nedir

  • Fırsatı kaçırmak.
  • Fırsat kaçırmak.
  • Fırsatı tepmek.

Miss the opportunity ile ilgili cümleler

English: You should not miss the opportunity to see it.
Turkish: Onu görme fırsatı kaçırmamalısınız.

English: I never miss the opportunity to eat Italian food.
Turkish: İtalyan yemeği yeme fırsatını asla kaçırmam.

Miss the opportunity ingilizcede ne demek, Miss the opportunity nerede nasıl kullanılır?

Miss : Anlamamak. Karavana. Kız. Kavramamak. İsabet ettirememek. Hanım. Iska. Gözden kaçırmak. Bayan (evlenmemiş). Matmazel.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Opportunity : Elverişli durum. Vesile. Fırsat. Olanak. Elverişli zaman. Münasebet. Uygun durum. Meydan. Şans. İmkan.

Miss the boat : Büyük şans kaçırmak. Vapuru kaçırmak. Fırsatı kaçırmak. Fırsat kaçırmak. Çok kazançlı bir işi kaçırmak. Fırsatı tepmek. Fırsat tepmek.

Miss the bus : Otobüsü kaçırmak. Fırsat kaçırmak. Fırsat tepmek. Büyük şans kaçırmak. Fırsatı kaçırmak. Çok kazançlı bir işi kaçırmak.

Taking the opportunity : Şans yakalayan. Fırsat bulan. Anın avantajını yakalayan.

 

Miss the flight : Uçağı kaçırmak.

Seized the opportunity : Durumdan avantaj sağlamış. Fırsatın üzerine atılmış.

Seize the opportunity : Fırsatı değerlendirmek. Fırsatı kaçırmamak. Fırsatı ganimet bilmek.

Miss the point : Konuyu anlamamak. Anlayamamak. Meseleyi kavramamak.

İngilizce Miss the opportunity Türkçe anlamı, Miss the opportunity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Miss the opportunity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Miss the bus : Büyük şans kaçırmak. Çok kazançlı bir işi kaçırmak. Otobüsü kaçırmak. Fırsat tepmek.

Miss the boat : Çok kazançlı bir işi kaçırmak. Büyük şans kaçırmak. Fırsat tepmek. Vapuru kaçırmak.

Miss out on : Hakkını kaybetmek. Elde edememek. (bir etkinliği vb) kaçırmak (katılamamak).

Pass up : Yararlanmak. (fırsat) tepmek. Taraf değiştirmek. Kaçırmak. Kaçırmak (fırsat). Geçmek. (fırsattan) yararlanamamak.

Dally away : Zaman öldürmek. Vakit öldürmek. Harcamak.

Miss an opportunity : Fıratı değerlendirememek. Fırsat tepmek.

Miss a chance : Fırsat tepmek.

Miss the opportunity synonyms : pass up an opportunity, miss opportunity.