Mistreat türkçesi Mistreat nedir

  • İncitmek.
  • Kötü davranmak.
  • Fena muamele etmek.
  • Hor kullanmak.
  • Kötü kullanmak.

Mistreat ile ilgili cümleler

English: Don't mistreat small animals!
Turkish: Küçük hayvanlara kötü davranma!

English: They didn't mistreat me.
Turkish: Onlar bana kötü muamele etmedi.

English: Have you been mistreated?
Turkish: Sana kötü davranıldı mı?

English: Mistreated by his owner, this dog was a sad thing to see.
Turkish: Sahibi tarafından kötü muameleye maruz kalan köpeği insan görünce yüreği burkuluyor.

Mistreat ingilizcede ne demek, Mistreat nerede nasıl kullanılır?

Mistreated : Hor kullanmak. Suistimale uğramış. Kötü muamele görmüş. Hırpalanmış. Kötü davranılmış. Kötü davranmak. Mağdur.

Mistreating : Fena muamele etmek. İncitmek. Kötü kullanmak. Hor kullanmak. Kötü davranmak.

Mistreatment : Hor kullanma. Kıyım. Kötü davranma.

Mistreats : Kötü davranmak. İncitmek. Kötü kullanmak. Hor kullanmak. Fena muamele etmek.

Was mistreated : Kötü muamele edildi. Kötü davranıldı. Uygunsuzca tavır gösterildi. Hırpalandı.

Mistress : Evin hanımı. Bayan öğretmen. Dost. Kapatma. Kadın öğretmen. Hanım. Aftos. Müdire hanım (okul). Ev sahibesi. Öğretmen.

Postmistress : Kadın posta müdürü. Posta müdiresi. Postane müdiresi.

 

Wardrobe mistress : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Giydirici. Gardırop görevlisi kadın. İşliklerde baş kadın oyuncuların giyinmesine yardımcı olan kimse. Bir film setinde veya tiyatroda kostümlerden sorumlu olan kadın.

Postmistresses : Postane müdiresi. Posta müdiresi.

Costume mistress : İşliklerde baş kadın oyuncuların giyinmesine yardımcı olan kimse. Giydirici. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Mistreat Türkçe anlamı, Mistreat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mistreat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Batter : Vuruş yapan oyuncu. Hasara uğramak. Süt. Yağ ve un karışımı hamur. Güm güm vurmak. Hırpalamak. Sert darbelerle vurmak. Bam güm vurmak. Vurmak.

Misuse : Kötüye kullanmak. Suistimal etmek. Kötüye kullanma. Amaç dışında kullanmak. Hırpalamak. İstismar etmek. Yanlış kullanmak. Hatalı kullanmak.

Treat : Kullanılır duruma getirmek. Otalamak. Zevk. Bir oyun üzerinde yeniden çalışmak. Ismarlama. Davranmak. Otamak. Ziyafet. Bahsetmek.

Endamage : Bozmak. Zarar vermek. Zayıflatmak. Yaralamak. Kötülük etmek.

Behave poorly : Kendini kötü ifade etmek. Zayıf davranmak. Kötü hareket etmek.

Misuses : Suistimal etmek. Hatalı kullanmak. Yanlış kullanmak. İstismar etmek. Amacı dışında kullanmak. Hırpalamak. Yanlış yerde kullanmak. Amacının dışında kullanmak.

Kick around : Gereksiz emirler vermek. Sürtmek. Oyalanmak. Kötüye kullanmak. Aylaklık etmek. Dövmek. Amaçsızca dolaşmak. Dolaşmak.

Aggrieve : Mağdur duruma düşürmek. Rencide etmek. Üzmek. Kederlendirmek. Mağdur etmek. Gücendirmek. Kırmak.

 

Mishandles : İçine etmek. Kötü yönetmek. Kötü idare etmek. Perişan etmek. Berbat etmek. Yanlış bir yöntemle yapmak (bir işi). Bozmak.

Mistreated : Mağdur. Suistimale uğramış. Hırpalanmış. Kötü muamele görmüş. Kötü davranılmış.

Mistreat synonyms : disservice, galls, ill use, gall, do by, harm, behave badly, handle, abusing, mishandling, ill treat, act meanly, cuts, misspending, misused, be hell on, aggrieving, mishandled, step, fuck about, fuck around, discriminate against somebody, batters, mistreats, endamages, misspend, endamaging, maltreated, mishandle, misspends, disservices, ill treated, abuses.

Mistreat ingilizce tanımı, definition of Mistreat

Mistreat kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To treat amiss. To abuse.