Misusage türkçesi Misusage nedir
- Yanlış kullanım.
- Kötü davranma.
- Hor kullanma.
Misusage ingilizcede ne demek, Misusage nerede nasıl kullanılır?
Misuse : İstismar etmek. Yanlış yerde kullanmak. Kötü kullanmak. Amacının dışında kullanmak. Amacı dışında kullanmak. Hor kullanmak. Amaç dışında kullanmak. Yanlış kullanmak. Suistimal. Yanlış kullanma.
Misused : Kötüye kullanmak. Suistimal etmek. Hor kullanmak. Hırpalamak. Hatalı kullanılmış. Yanlış kullanmak.
Misuser : Suistimal etme. Kötüye kullanma. Suistimal eden. Kötüye kullanan. Hakkın suistimali.
Misusers : Hakkın suistimali. Suistimal etme. Suistimal eden. Kötüye kullanan. Kötüye kullanma.
Misuses : Amaç dışında kullanmak. Kötü kullanmak. Hor kullanmak. Suistimal etmek. Kötüye kullanmak. İstismar etmek. Hırpalamak. Amacı dışında kullanmak. Hatalı kullanmak. Amacının dışında kullanmak.
Tiramisu : İtalyan tatlısı (küçük sünger kek, çikolata, italyan krema peyniri ve espresso kahveden oluşan ve likörle ıslatılan).
Misunderstand : Ters anlamak. Yanlış anlamak. Yanlış yorumlamak.
Misunderstood : Yanlış anlamak. Yanlış anlaşılan. Ters anlamak.
Misunderstandings : Yanlış anlaşılma. Geçimsizlik. Anlaşamama. Yanlış anlama.
Misunderstands : Ters anlamak. Yanlış anlamak. Yanlış yorumlamak.
İngilizce Misusage Türkçe anlamı, Misusage eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Misusage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Request : Dilek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. İstek. İstemek. Rica etmek. Talep etmek. Yalvarmak. Dilemek. Rica. Ricada bulunmak.
Garbage : İşe yaramaz şey. Çerçöp. Atık veri. Değersiz veya standardın altında olduğu düşünülen herhangi bir şey. Pis ve değersiz şey. Atık. Zırva. Süprüntü. Boş laf.
Disrespect : Saygısızlık. Saygısızlık etmek. Hürmetsizlik. Kabalık. Hürmet etmemek. Saymamak. Kabalık etmek. Saymazlık. Nezaketsizlik. Saygısızlık yapmak.
Petition : Toplu dilekçe. Dilek. Dilekçe vermek. Talep. Dua. Temenni. İstirham. Talep etmek. Rica etmek.
Packaging : Ambalajlama. İçerme, koruma ve kısmen bilgi verme işlevlerini yerine getirmek amacıyla gıdaların koruyucu malzeme ve ambalaj kapları kullanarak kağıt, plastik gibi değişik maddelerle sarılmaları ve/veya kaplara yerleştirilmeleri işlemi. Paketleme. Ambalaj.
Statement : Önerme. Söylem. Beyan. Demeç. Kamu yönetim ve kuruluşları yükümlüler ya da yükümlülerle işlemlerde bulunan öteki gerçek ve tüzel kişilerin maliye bakanlığı ya da vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara vergilerine ilişkin isteyecekleri bilgileri vermeleri. Yapılacak işlemin özelliğine uygun bir düzende adı, soyadı, para ya da sayışımları kapsayan ayrıntılı kağıt. Tebliğ. Söz. İfade. Rapor.
Approval : Resmi izin. Tasvip. Onay. Onama. Onaylama. Bir ölçekle ölçüye vurulan kişinin herhangi bir ölçek sınarında dile getirilen yargıyı olumlaması ya da ilgili görüşe katılması. Uygun bulma.
Heliogram : Işıkla gönderilen haber. Ayna telgrafı. Işıl haber.
Content : Bir şeyin içinde bulunan. konuşma ya da yazıda sunulan düşünce, bilgi ve görüşlerin bütünü. bir öğretim programında üzerinde durulması ya da işlenilmesi istenilen etkinlikler, üniteler ve konular. konu. Hoşnut etmek. Doygun. Kapsam. Mutlu. Olumlu. Türetme veya birleştirme yolu ile kurulan bir kelimede, o kelimeyi oluşturan kök, ek gibi ögelerden her birinin yeni kelimeye getirdikleri anlam katkısı: ince/ince+lik, somur-/somur-t-/somur-t-kan; anla-/anla-t-/anla-t-ıl-a+bilmek; ayak+kabı, deve+dikeni hanım+eli vb. yukarıdaki kelimeleri oluşturan ögelerden her biri birer anlam yükü taşımaktadır. Hoşnut. Bilgisayar, eğitim, gramer, sosyoloji alanlarında kullanılır. Memnun etmek.
Subject : Ders. Çeken. Tedavi altına alınan şahıs veya hayvan. Yüklemin gösterdiği kılış ile doğrudan ilgili olan kişi ya da şeye verilen ad; bir oluş ve kılışın gerçekleşmesini sağlayan kimse veya şey: eskiler, baharı ya tabiatta yahud tecrid halinde, tek manzarasında severlerdi (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 114). oda karşıma düşen duvardaki hücreye konmuş büyükçe bir gaz lambasıyla aydınlanıyordu a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları, s. 90). bu tahammül edilemez bir ömürdü (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 34). agah bey, içti; biraz buruk, lakin baygın kokulu, tuhaf lezzetli, hoş bir içkiydi (r. h. karay, göst. e., s. 35). ben anadolu'ya gitmezden önce manevi kuvvet denilen şeyin millet mücadelelerinde büyük bir rol oynadığına ve bunun ruhtan gelen bir yüreklilikle oluştuğuna inandım (y. k. karaosmanoğlu, ergenekon, s. 114). odada, galiba, teyzesi yatıyor. (p. safa, şimşek, s. 210). hakikatte bütün istanbul garip bir sinirlilik içinde idi (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s. 276). o, zamanın sahibi idi (a. h. tanpınar, saatleri ayarlama enstitüsü, s. 37). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, yalnızlar, s. 216). melek, hastanın başucuna götürüldüğü zaman, bu burnu uzamış, gözleri çukura kaçmış adamla alakasını anlayamamıştı (s. f. abasıyanık, bütün eserleri 3: medarı maişet motoru, s. 170). yol ayrımına, yolu olan gelir! (k. tahir, yol ayrımı, s. 310). insan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar (y.kemal bayatlı, kendi gök kubbemiz, s. 91) vb. Bilgisayar, eğitim, gramer, sinema, televizyon, tarih, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir bilginin konusunu bilen ya da bir yargıda yüklemde bulunan öğe. Subjekt. Çektirmek. Konu. Denek.
Misusage synonyms : phone message, nonsensicality, promotional material, latent content, sensationalism, body, topic, instruction, witticism, commendation, proposal, respects, refusal, info, wire, divagation, excursus, entry, cipher, improper use, promotion, maltreatment, signification, theme, parenthesis, insertion, drivel, interpolation, offering, maltreatments, import, corker, telegram.
Misusage zıt anlamlı kelimeler, Misusage kelime anlamı
Approval : Onama. Onay. Tasvip. Onaylama. Resmi izin. Uygun bulma. Bir ölçekle ölçüye vurulan kişinin herhangi bir ölçek sınarında dile getirilen yargıyı olumlaması ya da ilgili görüşe katılması.
Disapproval : Ayıplama. Uygun görmeme. Doğru bulmama. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Kabul etmeme. Kınama. Reddetme. Onaylamama. Beğenmeme. İtiraz.
Misusage ingilizce tanımı, definition of Misusage
Misusage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Bad treatment. Abuse.

Bu kısımda Misusage kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Misusage ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Misusage anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Misusage ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.