Moderates türkçesi Moderates nedir

Moderates ingilizcede ne demek, Moderates nerede nasıl kullanılır?

Moderate breeze : Orta kuvvette meltem. Sakin meltem.

Moderate gale : Orta şiddette fırtına. Mutedil fırtına.

Moderate inflation : Enflasyon oranının hiçbir biçimde iki haneli rakamlara ulaşmadığı halde halkın açıkça etkilerini hissettiği ve fiyat artışlarının devam edeceği yönünde beklenti oluşturduğu ve sürdürdüğü enflasyon ortamı. krş. dörtnala enflasyon, hiper enflasyon, sürünen enflasyon. Ilımlı enflasyon.

Moderate item : Bir tutum sürekliliğinin uç değerlerini oluşturan aşırı sınarlar arasında yer alan ortalama tutumlara ilişkin sınar. Ilımlı sınar.

Moderate price : Uygun fiyat.

Immoderately : Dengesizce. Ölçüsüzce. Abartmalı bir şekilde. Aşırı olarak. Şişirerek. Aşırı bir şekilde. Mübalağa yaparak. Abartılı bir şekilde.

Moderate sized : Orta büyüklükte.

Moderate : Orta. Yumuşatmak. Ilımlılaştırmak. Ilıman. Azaltmak. Görüşleri aşırıya kaçmayan. Yatıştırmak. Makul kimse. Yumuşamak. Hafifletmek.

Moderate prices : Uygun fiyat.

Moderated : Yumuşatmak. Yatıştırmak. Başkanlık etmek. Hafifletmek. Yumuşamak.

 

İngilizce Moderates Türkçe anlamı, Moderates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Moderates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Melts : Erimek. Eritmek. Ergimek.

Disarms : Silahını almak. Silahı bırakmak. Silahsızlandırmak. Silahsız bırakmak. Zararsız duruma getirmek. Şüphesini gidermek. Silahsızlanmak. Zararsız hale getirmek.

Melt : Halletmek. Kaybolmak. Ergitmek. Erimek. Yok olmak. Ergimek. Eritmek.

Favonian : Uygun. Ilıman (iklim). Merhametli. Keyifli. Elverişli. Batı rüzgarı. Batıdan esen rüzgar. Batı rüzgarına ilişkin. Tatlı.

Mild : Yavaş. Ilıman (iklim). Nazik. Mazlum. Küçük yumru. Zarif. Kibar. Yumuşak. Ilık.

Temperate : Sıcaklık bakımından ne çok sıcak ne de çok soğuk olmayan. Aşırıya kaçmayan. Hesaplı. Ölçülü. İhtiyatlı. Mutedil. Alkol almayan. Havanın değişken olduğu iklim kuşağı.

Loosens : Salıvermek. Gevşemek. Açmak. Çözülmek. (toprağı) kabartmak. Çözmek. Söktürmek. Bollanmak. Gevşetmek.

Continent : İdrarını tutabilen. Bağırsaklarına hakim olabilen. Ana kara. Anakara. Britanya ve irlanda haricindeki avrupa kıtası. Avrupa kıtası. İffetli. Alan.

Small : Küçük küçük. Ufak. Mini. Az. Minik. Önemsiz. Küçücük. Alçak. Ufak tefek. Sıradan.

Relax : Gevşetmek. Rahatlatmak. Dinlenmek. Dinlendirmek. Gevşemiş. Gevşemek. Relaks.

Moderates synonyms : fairish, lighten, disarm, anneal, mildly, appeases, assuages, reasonable, quieting, quiet down, moderating, cools, mellow, dulcified, equable, lulls, conservative, low key, loosened, cool down, let up, pontificates, allayed, intermediate, moderation, alleviate, appeasing, minimalist, lenify, abridge, fair, moderated, average.

 

Moderates zıt anlamlı kelimeler, Moderates kelime anlamı

Intemperate : Bozuk. Şiddetli. İntemperat. Fırtınalı. Şiddetli (söz). Sert. Ayyaş. Aşırı. Taşkın. Bozuk (hava).

Immoderation : Abartı. Ölçüsüzlük. Aşırılık.

Immoderate : Dengesiz. Çok fazla. İtidalsiz. Ölçüsüz. Aşırı.

Moderates antonyms : intense, accelerate.