Molest türkçesi Molest nedir

  • Sataşmak.
  • Cinsel tacizde bulunmak.
  • Rahatsız etmek.
  • Elle rahatsız etmek.
  • Ört.sarkıntılık etmek.
  • Sarkıntılık etmek.
  • Saldırmak.
  • Yeşillenmek.
  • Taciz etmek.

Molest ile ilgili cümleler

English: Ali was a victim of molestation as a child.
Turkish: Ali çocukken bir taciz kurbanıydı.

English: Ali was molesting his ten-year daughter, Mary.
Turkish: Ali on yaşındaki kızı Mary'yi taciz ediyordu.

Molest ingilizcede ne demek, Molest nerede nasıl kullanılır?

Molestation : Taciz. Sarkıntılık. Taciz etme. Engelleme. Saldırı. Sarkıntılık etme. Rahatsızlık. Rahatsız etme. Tecavüz. Cinsel taciz.

Molestations : Rahatsızlık. Rahatsız etme. Sarkıntılık etme. Saldırı. Taciz. Cinsel taciz. Tasallut. Engelleme. Sarkıntılık. Taciz etme.

Molested : Elle rahatsız etmek. Sarkıntılık etmek. Rahatsız edilmiş. Saldırıya uğramış. Taciz etmek.

Molester : Cinsel tacizde bulunan kimse. Tacizci.

Molests : Sarkıntılık etmek. Taciz etmek. Yeşillenmek. Elle rahatsız etmek. Rahatsız etmek. Sataşmak. Saldırmak. Cinsel tacizde bulunmak.

Sexually molested : Cinsel olarak taciz edilmiş. Cinsel tacizden dılayı acı çekmiş. Cinsel açıdan tacize uğramış.

Moleskin : Pamuklu kadife. Köstebek derisi. Köstebek kürkü. Kadife pantolon. Moleskin.

Unmolested : Rahatsız edilmemiş. Rahat bırakılmış.

 

Moleskins : Moleskin. Köstebek kürkü. Kadife pantolon. Köstebek derisi. Pamuklu kadife pantolon.

Moles : Köstebektiler. Mendirek. Ben. Dalgakıran. (vücutta) ben. Yersıçanı. Köstebek. Memeliler (mammalia) sınıfının, böcekçiller (ınsectivora) takımından, gözleri çok küçük ve bir deri ile örtülü, kulakları tüyler arasında gizli, ön ayakları kazmaya elverişli türleri olan bir familya. Körsıçan.

İngilizce Molest Türkçe anlamı, Molest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Molest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attacks : Tecavüz etmek. Dil uzatmak. Hücum etmek. Uğraşmak. Tutulmak. Taarruz etmek. Yakalanmak. Aşındırmak. Hamle yapmak. Eleştirmek.

Assailing : Hücum etmek. Kınamak. Dil uzatmak.

Assails : Dil uzatmak. Kınamak. Hücum etmek.

Grope : Elle taciz. Yoklamak. Okşamak. Sarkıntılık etmek (elle). El yordamıyla aramak. El ile taciz. El yordamıyla aramak veya ilerlemek. Ellemek. Elle aramak.

Aggress : Hücum etmek. Tecavüz etmek. Taarruz etmek.

Nettle : Ballıbaba. Isırgan otugiller (urticaceae) familyasından, yakıcı tüyler taşıyan bir ya da çok yıllık otsu bitkiler. Sabırsızlandırmak. Isırgan gibi batmak. Kızdırmak. Isırgan. Kıl etmek. Öfkelendirmek. Sinir etmek. Sinirlendirmek.

Nark : Sinirden kudurtmak. İhbar etmek. Gıcık etmek. Birisini sıkmak. Sinirlerini ayağa kaldırmak. Küplere bindirmek. Muhbir. Narkotik ajanı. Hırsızları ele veren kimse. Jurnalcı.

Badgering : Eziyet etmek. Kızdırmak. Başının etini yemek (argo terim). Yakasını bırakmamak. Gücendirmek. Rahat vermemek. Eziyet etme.

 

Rag : Eşek şakası yapmak. Dağıtmak. Adi gazete. Kağıt para. Gürültü. Gazete bozuntusu. Alay etmek. Kırpık. Kırıntı. Mendil.

Molest synonyms : chevvy, molests, besiege, discommodes, bother, attacked, set on, torment, harry, plague, needle, rides, aggressed, aggressing, give the pip, badgered, abuses, aggresses, pick on, ask for trouble, beleaguers, abuse, frustrate, chevy, go for, discommode, harass, abusing, accosted, accost, bite, attack, turn green.

Molest ingilizce tanımı, definition of Molest

Molest kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To trouble. To disturb. To interfere with. Molestation. To vex. To render uneasy.