Monetary aid türkçesi Monetary aid nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Para ile yapılan her türlü yardım. krş. ayni yardım.
  • Para yardımı.
  • Parasal yardım.

Monetary aid ingilizcede ne demek, Monetary aid nerede nasıl kullanılır?

Monetary : Paraya ait. Para ile ilgili. Mali. Parasal. Nakdi. Para. Moneter. Parayla ilgili.

Aid : Alet. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. İane. İnfak. Yardım etmek. Yardımcı. Yardımcı olmak. Bir iktisadi karar biriminin kendi iktisadi gücünü ve olanaklarını başka birisi için kullanması. gelişmiş ülkelerin veya uluslararası kuruluşların, azgelişmiş ülkeleri iktisadi olarak kalkındırmak veya sosyal amaçlarla verdikleri çok düşük faizli veya karşılıksız aktarımlar. krş. bağış, bağlı kredi, bağlı olmayan kredi, koşullu kredi. El uzatmak. Destek.

Monetary base : Para tabanı. Rezerv para ile nakit paranın toplamından oluşan parasal büyüklük. rezerv paraya, türkiye cumhuriyet merkez bankasının açık piyasa işlemlerinden  doğan yükümlülüklerinin eklenmesiyle hesaplanan parasal büyüklük. krş. rezerv para 2. Parasal taban.

Monetary crisis : Para bunalımı. Para krizi. Sataktaki para eksikliği nedeniyle çekilen sıkıntı.

Monetary economy : Değişim aracı olarak paranın kullanıldığı ekonomi. krş. takas ekonomisi. Para ekonomisi. Parasal ekonomi.

 

Monetary erosion : Fiyatlar genel düzeyindeki artışa bağlı olarak satın alma gücünde ortaya çıkan azalma. Para aşınımı. Enflasyon dolayısıyla paranın değer kaybetmesi. Para erozyonu.

İngilizce Monetary aid Türkçe anlamı, Monetary aid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monetary aid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Financial assistance : Mali yardım. Finansal destek. Parasal destek. Finansal yardım.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

 

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Subsidies : Sübvansiyonlar. Sübvansiyon. Devlet desteği. Devlet yardımları. Yardımlar.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Monetary aid synonyms : a group shares, a shift in supply, aid in monetary terms, a type mutual funds, aid in money, a change in supply, a change in individual demand, financial support, financial aid, abnormal budget receipts, abnormal budget expenditures, subsidy, a pass through certificate.