Monetary base türkçesi Monetary base nedir

  • Rezerv para ile nakit paranın toplamından oluşan parasal büyüklük. rezerv paraya, türkiye cumhuriyet merkez bankasının açık piyasa işlemlerinden  doğan yükümlülüklerinin eklenmesiyle hesaplanan parasal büyüklük. krş. rezerv para 2.
  • Parasal taban.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Para tabanı.

Monetary base ingilizcede ne demek, Monetary base nerede nasıl kullanılır?

Monetary : Para. Parasal. Paraya ait. Para ile ilgili. Nakdi. Parayla ilgili. Mali. Moneter.

Base : Başlangıç ya da temel sayılan yer ya da nesne. transistorun salgıcı ile toplacını ayıran kesimi. Yerdeğişir bir bilgisayar izlencesinde, gerçek adresleri bulmak için göreli adreslere eklenmesi gereken değer. genellikle kullanılan bilimsel sayılama dizgesinde, bir üst ile gücü alınan sayı. örn. 2,7x6,25 (1’5) = 42,1875 deyimindeki 6,25 sayısı. Dayandırmak. Kaide. Başlangıç sayısı. Bilgisayar, bilişim, hukuk, fizik, gramer, jeoloji alanlarında kullanılır. Üs. Altlık. Dayanak. Esas.

Monetary aid : Parasal yardım. Para yardımı. Para ile yapılan her türlü yardım. krş. ayni yardım.

Monetary crisis : Sataktaki para eksikliği nedeniyle çekilen sıkıntı. Para bunalımı. Para krizi.

Monetary economy : Para ekonomisi. Parasal ekonomi. Değişim aracı olarak paranın kullanıldığı ekonomi. krş. takas ekonomisi.

 

Monetary erosion : Para aşınımı. Fiyatlar genel düzeyindeki artışa bağlı olarak satın alma gücünde ortaya çıkan azalma. Para erozyonu. Enflasyon dolayısıyla paranın değer kaybetmesi.

İngilizce Monetary base Türkçe anlamı, Monetary base eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monetary base ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

 

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Base money : Baz para. Ülkenin uluslararası rezervleri ile yurt içi kredilerinin toplamı.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Monetary base synonyms : high powered money, a shift in supply, a change in supply, abolition of forced labour convention, a change in individual demand, abnormal budget, a pass through certificate, a type mutual funds, definitive money, abnormal budget receipts, primary money.