Parasal taban nedir, Parasal taban ne demek

Parasal taban; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.

İktisat terim anlamı:

Rezerv para ile nakit paranın toplamından oluşan parasal büyüklük.

Rezerv paraya, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının açık piyasa işlemlerinden  doğan yükümlülüklerinin eklenmesiyle hesaplanan parasal büyüklük. karşılığı rezerv para 2.

Parasal taban anlamı, kısaca tanımı

Parasa : Pırasa

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç.

Parasal : Para ile ilgili, para bakımından, mali, nakdî, akçasal.

Taba : Kuru tütün yaprağını andıran kızılımsı kahverengi, tütün rengi. Bu renkte olan.

Taban : Ayağın alt yüzü, aya. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı. Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle. Yaradılıştan. Ayakkabının alt bölümü. Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır. Tarlanın düz ve verimli kesimi. Bir ırmağın en derin olan orta yeri. Huy bakımından. Temel. Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir. Kaide. Bir şeyin en alt bölümü. Değerlendirmede en alt derece.

 

Türkiye cumhuriyet merkez bankası : 1930 yılında 1715 sayılı kanun ile kurulan, görev ve yetkileri zaman içinde değişikliklere uğrayan ve 2001 yılındaki son değişiklikle temel amacı fiyat istikrarı sağlamak ve fiyat istikrarıyla çelişmemek kaydıyla hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını desteklemek olarak belirlenen ve kendisine verilen görev ve yetkileri kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak kullanan merkez bankası.

Açık piyasa işlemleri : Merkez bankasının piyasadaki para sunumunu genişletmek veya daraltmak amacıyla hazine bonosu, devlet tahvili, altın ve döviz alım satımı yapması.

Merkez bankası : Para çıkarmak, para piyasasını denetlemek, altın ve döviz rezervlerini kontrol altında tutmak gibi işlevler için kurulan, ülkenin para ve kredi politikasını yürütmekle görevli olan ve bazı durumlarda son ödünç verici olarak çalışan banka. Merkez bankaları bulundukları ülkelerin kanunlarına ve iktisadi yapılarına göre yalnızca fiyat istikrarını, fiyat istikrarıyla çelişmemek kaydıyla büyüme ve işlendirmeyi veya yalnızca büyüme ve işlendirmeyi sağlamak gibi amaçlarla etkinlikte bulunmaktadırlar. Hazineye ilişkin para işlemlerini düzenlemeğe, kâğıt para çıkarmağa, indirim sınırlarını saptamaya, banka saycalarını denetleme ve düzenlemeye yetkili olan devlet bankası.

Açık piyasa : Fiyatların tamamen arz ve talebe göre belirlendiği piyasa.

Rezerv para : Sahip olduğu güvenilirlik ve istikrarlılık özellikleri nedeniyle hükümetlerin uluslararası ödemelerde kullanmak üzere tuttukları yabancı para. (reserve money) Emisyon, bankaların mevduatı, zorunlu karşılıklar, bankalar serbest imkânı, fon hesapları ve banka dışı kesimin mevduatı toplamından oluşan parasal büyüklük. karşılığı parasal taban.

 

Cumhuriyet : Milletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi. Cumhuriyet altını.

Nakit para : Birikmiş, kullanılmaya hazır para, efektif.

Yükümlülük : Yapılması zorunlu olan iş veya bir işi yapma zorunluluğu, yükümlülük, yüküm, mükellefiyet, mecburluk, mecburiyet.

Büyüklük : Büyük olma durumu. Ululuk. Depremde oluşan enerjinin düzeyini belirten ölçü. Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış.

Eklenme : Eklenmek işi.

Yükümlü : Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef.

Türkiye : Türkiye Cumhuriyeti’nin yer aldığı ülke. [Bakınız: tûrkiyâ].

Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.

Piyasa : Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar. Ortalık. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat. Arz ve talebin karşılaştığı alan. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme.

Diğer dillerde Parasal taban anlamı nedir?

İngilizce'de Parasal taban ne demek ? : monetary base, high-powered money, primary money, definitive money, base money