Merkez bankası nedir, Merkez bankası ne demek
Merkez bankası; İktisat, Maliye alanlarında kullanılan bir sözcüktür.
İktisat terim anlamı:
Para çıkarmak, para piyasasını denetlemek, altın ve döviz rezervlerini kontrol altında tutmak gibi işlevler için kurulan, ülkenin para ve kredi politikasını yürütmekle görevli olan ve bazı durumlarda son ödünç verici olarak çalışan banka. Merkez bankaları bulundukları ülkelerin kanunlarına ve iktisadi yapılarına göre yalnızca fiyat istikrarını, fiyat istikrarıyla çelişmemek kaydıyla büyüme ve işlendirmeyi veya yalnızca büyüme ve işlendirmeyi sağlamak gibi amaçlarla etkinlikte bulunmaktadırlar.
Teknik terim anlamı:
Hazineye ilişkin para işlemlerini düzenlemeğe, kâğıt para çıkarmağa, indirim sınırlarını saptamaya, banka saycalarını denetleme ve düzenlemeye yetkili olan devlet bankası.
Merkez bankası kısaca anlamı, tanımı
Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez)
Bank : Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra.
Banka : Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.
Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.
Merkez bankası bağımsızlığı : Merkez bankasının siyasi müdahalelerden etkilenmeksizin, öngördüğü para politikası araçlarını kendi hedefleri doğrultusunda, serbestçe belirlemesi ve kullanabilmesi.
Merkez bankası öndelikleri : Merkez bankasının, cari yıl bütçe gelirleri ile giderleri arasında yer ve zaman bakımından çıkan uyuşmazlıkları denkleştirmek için hazineye açtığı kısa vadeli krediler.
Merkez bankası parası : Merkez bankası tarafından çıkarıma konu olan para. Parasal tabana kamu kesimi mevduatının eklenmesiyle hesaplanan ve merkez bankasının denetimi altında bulunan parasal büyüklük.
Türkiye cumhuriyet merkez bankası : 1930 yılında 1715 sayılı kanun ile kurulan, görev ve yetkileri zaman içinde değişikliklere uğrayan ve 2001 yılındaki son değişiklikle temel amacı fiyat istikrarı sağlamak ve fiyat istikrarıyla çelişmemek kaydıyla hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını desteklemek olarak belirlenen ve kendisine verilen görev ve yetkileri kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak kullanan merkez bankası.
Altın ve döviz rezervleri : Bir ülkenin dış iktisadi yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla bulundurduğu altın ve yabancı para stokları.
Döviz rezervleri : Bir ülkede Merkez Bankası ve bankalarda bulunan toplam döviz miktarı.
Son ödünç verici : Fon açıklarının piyasadan karşılanamaması durumunda, son başvuru mercii olarak fon ihtiyacını karşılamak zorunda olan kurum. Genellikle ülkelerin merkez bankalarının üstlendikleri temel işlev.
Devlet bankası : Bazı ülkelerde devletten aldığı sermaye ile kurulan, yönetimde devletin atadığı kişiler bulunan, devletin izniyle para bastırıp piyasaya sürme hakkı bulunan banka.
Para piyasası : Kısa vadeli ödünç verilebilir fon sunum ve isteminin karşılaştığı piyasa.
Denetlemek : Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek.
İşlendirme : Geniş anlamda üretim faktörlerinin, dar anlamda ise emeğin üretim sürecinde kullanılması.
Kağıt para : Devlet bankası tarafından piyasaya çıkarılan değeri kâğıt üzerinde belirtilen para, banknot.
Düzenleme : Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.
Denetleme : Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.
Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Elde etmek, sahip olmak.
Yalnızca : Yalnız olarak. (ya'lnızca) Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece. Tek başına.
Diğer dillerde Merkez bankası anlamı nedir?
İngilizce'de Merkez bankası ne demek ? : central bank

Bu kısımda Merkez bankası nedir? Merkez bankası ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Merkez bankası tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Merkez bankası hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.