Monocyte türkçesi Monocyte nedir

  • Kanda bulunan, kemik iliği kökenli, oval veya böbrek benzeri görünümde tek çekirdekli, sitoplazmasında azurofilik granüller içeren, fagositoz yapabilen en büyük beyaz kan hücreleri. dokulara göç ederek kuvvetli fagositik aktiviteye sahip olan ve kronik enfeksiyon hastalıklarında sayıları artan makrofajlara dönüşür ve kanda yaklaşık 24 saat süreyle kalırlar.
  • Oval ya da at nalı şeklinde bir çekirdeği olan, farklılaşarak makrofajları oluşturan ve dokular arasına geçen, fagositoz yapan büyük kan hücresi.
  • Oval veya at nalı biçiminde bir çekirdeği olan, farklılaşarak makrofajları oluşturan ve dokular arasına geçen, fagositoz yapan büyük kan hücresi.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Monosit.

Monocyte ingilizcede ne demek, Monocyte nerede nasıl kullanılır?

Monocyter leucosis : Monositer lökozis. Lenforetiküler lökozis.

Promonocyte : Hafifçe çentikli çekirdeği ve bazofilik sitoplazması olan monosit öncüsü hücre. Promonosit.

Monocytic leucocytosis : Monositlerin yüzde oranlarının artışı. Monositik lökositozis.

Monocytic leukemia : Baskın hücre tipinin monositler olduğu lösemi çeşidi. hayvanlarda genellikle uyuşukluk, kilo kaybı, kusma, ishal, iştahsızlık ve tekrarlayan burun kanamalarına rastlanır. genç köpek ve kedilerde erişkin at ve sığırlarda görülür. Monositik lösemi.

 

Monocytopenia : Monositopeni. Kanda monosit sayısının azalması. Kanda monositlerin azalması.

Equine monocytic ehrlichiosis : Atların monositik erlişiyozisi. Virjinya, merilend ve pensilvanya’da atlarda ehrlichia risticii’nin neden olduğu ateş, ishal ve iştahsızlıkla belirgin, sıklıkla öldürücü bir hastalık, potomak at ateşi.

Monocytopoiesis : Kemik iliğinde hemositoblastuslardan olgun monosit oluşumu, monopoyezis. monosit olma yönünde uyarılan köken hücreler sırasıyla monoblastus ve promonosit evrelerini geçirerek olgun monosit oluşur. Monosit yapımı. Monositopoiez.

Monocalciumphosphate : Yapısında % 29 kalsiyum, % 2 20 fosfor bulunan fosfor kaynağı, mcp. Monokalsiyum fosfat.

Monocytosis : Kanda monosit sayısının artması. Kanda monositlerin artışı. Monositozis. Monositoz. Kandaki monosit sayısında anormal artış.

Myelomonocytic leukemia : Köpek, kedi, at ve insanlarda nötrofil ve monositik hücre sistemleri tümörlerinin aynı anda oluştuğu ender bir hastalık. Miyelomonositik lösemi.

İngilizce Monocyte Türkçe anlamı, Monocyte eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monocyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

White cell : Lökosit. Beyaz hücre. Akyuvar. Beyaz kan hücresi.

White corpuscle : Lökosit. Akyuvar. Beyaz kan hücresi.

Wbc : Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc. Akyuvar. Beyaz kan hücresi. Lökosit. Amacı mikroplarla savaşmak olan kandaki minik organizmalar. Wbc.

 

Leucocyte : Akyuvar. Beyaz kan hücresi. Organizmayı savunmakla görevli olan, damar içinde etkin olarak yer değiştirme ve damar dışına çıkma yeteneğine sahip olan, nötrofil, eozinofil, bazofilleri içeren granülositlerle lenfosit, monosit içeren agranülositler olmak üzere iki gruba ayrılan kan hücreleri, beyaz kan küresi, lökosit, wbc. insan ve bazı hayvan türlerinde total akyuvar sayıları (x103 /mm3 olarak); insan : 7.0 (5.0-10.0), at: 9.0 (5.5-12.5) sığır: 8.0 (4.0-1 0) koyun: 4.0 (2.5-7.5) keçi: 9.0 (4.0-13.0) köpek. 11.5 (6.0-17.0), kedi: 12.5 (5.5-19.5). Sitoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü lökositler (bazofil lökosit, eozinofil lökosit, nötrofil lökosit) ve granülsüz lökosit (lenfosit ve monosit) olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde teşekkül eden, bazıları hücresel bağışıklıktan, bazıları da humoral bağışıklıktan sorumlu olan beyaz kan hücreleri. lökosit. Lökasit. Lökosit. Wbc.

Leukocyte : Lökosit. Akyuvar. Beyaz kan hücresi. Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc.

White blood cell : Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc. Beyaz kan hücreleri. Akyuvarlar. Beyaz kan küresi. Organizmayı savunmakla görevli olan, damar içinde etkin olarak yer değiştirme ve damar dışına çıkma yeteneğine sahip olan, nötrofil, eozinofil, bazofilleri içeren granülositlerle lenfosit, monosit içeren agranülositler olmak üzere iki gruba ayrılan kan hücreleri, beyaz kan küresi, lökosit, wbc. insan ve bazı hayvan türlerinde total akyuvar sayıları (x103 /mm3 olarak); insan : 7.0 (5.0-10.0), at: 9.0 (5.5-12.5) sığır: 8.0 (4.0-1 0) koyun: 4.0 (2.5-7.5) keçi: 9.0 (4.0-13.0) köpek. 11.5 (6.0-17.0), kedi: 12.5 (5.5-19.5). Wbc. Beyaz kan hücresi. Lökosit. Kanda bulunan ve görevleri mikroplarla savaşmak olan çok küçük özdekler.

White blood corpuscle : Lökosit. Akyuvar. Beyaz kan hücresi.

Monoblast : Monosite dönüşen hücre. Monoblast.