Monocytic leukemia türkçesi Monocytic leukemia nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Monositik lösemi.
  • Baskın hücre tipinin monositler olduğu lösemi çeşidi. hayvanlarda genellikle uyuşukluk, kilo kaybı, kusma, ishal, iştahsızlık ve tekrarlayan burun kanamalarına rastlanır. genç köpek ve kedilerde erişkin at ve sığırlarda görülür.

Monocytic leukemia ingilizcede ne demek, Monocytic leukemia nerede nasıl kullanılır?

Leukemia : Lökemi. Beyaz kan hücrelerinde görülen kanserlerin genel adı; bir çeşit sarkoma. lökemiya. Kan ve lenfatik sistem dokularından köken alan kötücül tümör. akyuvarların ve onların öncü hücrelerinin kanda ve kemik iliğinde aşırı derecede üretimi sonucunda biçimlenir, neoplastik hücrelerin kemik iliğinde ve dolaşımda bulunmalarıyla lenfomdan ayrılır, lökemi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Lösemi. Kan kanseri.

Monocytic leucocytosis : Monositlerin yüzde oranlarının artışı. Monositik lökositozis.

Aleukemia : Alösemi.

Amyeloblastic leukemia : Amiyeloblastik lösemi. Tümör hücrelerinin en az % 10’unda olgunlaşmanın promiyelosit devreye kadar ilerlediği, epistaksis, melana ve trombositopenik peteşiyel kanamalarla belirgin lösemi.

Bovine leukemia : Sığır lösemisi. Sığır lökozu.

Chronic lymphocytic leukemia : Kronik lenfositik lösemi. Morfolojik olarak olgun, ancak biyolojik olarak olgunlaşmamış b lenfositlerin klonal bir popülasyonun üremesi ve hipogammaglobulinemiyle belirgin kronik proliferatif hastalık.

 

İngilizce Monocytic leukemia Türkçe anlamı, Monocytic leukemia eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monocytic leukemia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Eksen dışı.

Abattoir : Mezbaha. Salhane. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

 

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Monocytic leukemia synonyms : abdominal ovariectomy, a dna, a c syndrom, abdominal distention, abdominal pain, abdomen.